BRTV HABER
KATEGORİLER
KARABÜK
SAFRANBOLU
ESKİPAZAR
EFLANİ
YENİCE
OVACIK
K.K. SPOR
   Üye Girişi
   KAYIT
KARABÜK
Çoğrafi Yapı
İlçeleri
Nufus Durumu
İklim Yapısı
İdari Durum
Servisler
Videolar
Oyunlar
Piyasalar
Resim Galerisi
Linkler

Karabük Üniversitesi
Kaftan Otel
KUAFÖR SABRİ- Güzellik Enstitüsü
Akçe Konak Otel
Bağlar Saray Otel
Web Hosting

  AKSOY; “İDDİANIZ VARSA İSPATLAYIN”  
 
    2010-03-06 11:02:10
 
  Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin su arıtma tesisinin yapımı konusunda Safranbolu Belediyesine yönelik süreci uzattığı yönündeki iddialar karşısında sessizliğini koruyan Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy en sonunda konuştu.
Cuma günü akşam saatlerinde Belediye Meclis Toplantısının ardından Meclis üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyen Başkan Aksoy yaşanan süreci anlatarak Vergili’nin iddialarına da yanıt verdi.
Aksoy, su arıtma tesisi projesinin ihale aşamasına gelene kadar DSİ tarafından Safranbolu Belediyesine hiçbir bilgi verilmediğini, sürecin uzamasının nedeninin Safranbolu Belediyesi olmadığını, tesisin, özel bir şahsın arazisinin kamulaştırılarak yapılması planlandığını ve asıl olarak da bundan doğabilecek hukuksal yolların süreci en az bir buçuk yıl uzatacağını belirtti.
Necdet Aksoy, tesisin Safranbolu Belediyesinin önerisi olan hazine arazisine yapılması halinde ise sürecin en fazla üç ay uzayacağını söyledi. Ve ayrıca bölgedeki imar planlarını çok daha önceleri DSİ’ye bildirdiklerini ifade etti.
Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy ayrıca Safranbolu Belediye Meclis üyelerinin şerefleri ve namuslarıyla görevlerini sürdürdüğünü aksi iddiaların ise kimden gelirse gelsin çamur atma ve yalan olarak adlandırılacağını ve iddiaların somut belgelerle ortaya konulmasını istedi.
Necdet Aksoy’un açıklamasının tamamı ise şu şekilde;
“Safranbolu’muzun ve Karabük’ümüzün içme suyunun daha kaliteli olması, bu içme suyu kaynağından çıkan suyun sertliğinin giderilmesi, musluklardan akan suyun adeta memba suyu olması konusunda, Safranbolu Belediye Başkanı olarak seçim döneminde çok ciddi sözler vermiştik. Ve bu sözlerimizin gerçekleşmesi hususunda seçilir seçilmez çok ciddi gayretlerimiz oldu. Gerek bölge milletvekillerimizle ki her birine bu konuda ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gerek Bakanımız nezdinde gerek DSİ Genel Müdürlüğü nezdinde çok ciddi girişimlerimiz oldu. Ve bunun neticesinde bir an önce de olsa Safranbolu’muzun ve Karabük’ümüzün içme suyunun arıtılması hususundaki proje ihalesi tamamlandı. Ardından projenin kabul aşamasına gelindi. Bu aşamada DSİ Genel Müdürlüğü, Karabük ve Safranbolu Belediyelerini davet ederek, bir tercihte bulunmamız hususunda önümüze iki tercih sundular. Bir tanesi klasik sistem, bir diğeri membran sistemiydi. Bu toplantıya Safranbolu Belediye Başkanı olarak bizzat ben katıldım. Karabük’ten Başkan Yardımcısı nezdinde düşük yoğunlukta bir katılım gerçekleşti. Çünkü orada siyasi bir karar verilmesi gerekirken, Safranbolu Belediye Başkanı olarak olay yerindeydik. Burada verdiğimiz kararla Safranbolu’muzun ve Karabük’ümüzün faydasına olduğuna inandığımız, membran sisteminin, bölgemiz için daha faydalı olduğunu beyan ettik. Bu konuda ardından gerek Milletvekillerimiz gerekse Belediye Başkanı olarak arzularımızı isteklerimizi kendileri ile paylaştık. Şimdi DSİ Bölge Müdürlüğünün o bölgede bir yer belirleme çalışması yapıldığını, bundan 15-20 gün kadar önce sözlü olarak DSİ Bölge Müdürümüzün belediyemizi ziyareti sırasında öğrenmiş bulunmaktayız. Bundan 15-20 gün öncesine kadar ne benim, ne Safranbolu Belediyemizin Meclisinin ne de İmar Müdürlüğümüzün arıtma tesisimizin yapılacağı yer hususunda en ufak bir bilgimiz olmamıştır. Bunun aksini iddia edenlerin belgelerle bunu ispat etmeleri konusunda sizin huzurunuzda çağrıda bulunuyorum. Sözlü olarak Ankara’daki tercih toplantısında gösterilen yerde, şimdiki arıtma tesisimizin hemen yakınında, yolun altında bir yer olarak gösterilmişti. O aşamada zaten daha projenin nerede olacağı hususunda hiçbir işaret söz konusu değildi. Bir belediye düşünün ki mücavir alanlarının içerisinde bir kamu kurumu yatırım yapmayı planlıyor. Projeyi ihale aşamasına getiriyor ama belediyesine bir satır dahi haber vermiyor. Planlı alanlar Tip yönetmeliği 59. Madde, aynen şunu söyler; “Kamuya ait yapı ve tesisler yapılacak işler ruhsata tabi değildir. Ancak yatırımcı kuruluşun ilgili idareye bilgi vermesi zorunludur” der. Bizim imar planlarımızda hiçbir şekilde görülmeyen, 2007 yılında imar planlarımızın yapılması aşamasında kendilerine Devlet su işlerine, planlama alanlarımız şu bölgeleri içermektedir, o bölgelerle ilgili düşüncelerinizin ne olduğu hususundaki resmi yazımıza, 2008 yılındaki verilen cevapta bütünüyle bilgiler aktarılmış olup, şu anda söz konusu olan alanla ilgili bir cümle dahi bilgi bulunmamaktadır. Yine projenin ihale aşamasına gelmeden önce imar planlarına işlenmesi gibi bir zorunluluk söz konusudur. Kamu yararının o noktada hemen belirtilen alanın yan tarafında bulunan hazine arazisi üzerinde olacağı hepimizce gerçektir. Çünkü özel şahsın arazisi üzerinde bu yatırım gerçekleşmesi halinde, özel şahsa ödenecek olan kamulaştırma bedeli bu devletin kaynaklarından harcanacaktır. Ama yan tarafında bulunan hazine arazisinin bu anlamda kullanılması devletimize herhangi bir mali külfeti yüklemeyecektir. Yine DSİ ile projenin gerçekleştirilmesi ile ilgili imzalanan protokolde kamulaştırma bedellerinin Karabük ve Safranbolu Belediyeleri tarafından ödeneceği hususunda bir madde söz konusudur. Ama hazine arazisi o noktada kullanıldığında herhangi bir kamulaştırma bedelini belediyelerimiz ödemeyecektir.
Proje bu hali ile sürdürülmeye devam edildiğinde gecikme asıl o aşamada söz konusu olacaktır. Nedir bu gecikme? Arazisinin üzerine yatırım yapılması planlanan özel şahsın, buyurun deyip bizleri ayakta karşılayacağını düşünmüyorum. Buna bir dava süreci mutlaka başlatılacaktır. Bu dava süreci Türkiye’deki hukukun ve mahkemelerin sonuç verme sürelerini dikkate aldığımızda, en az bir buçuk iki yılı aşkın bir süre sadece davalarla geçirilecektir. Kamu yararı kararına itiraz söz konusu olsun, yine kamulaştırma kararındaki itiraz söz konusu olduğunda, iki dava üst üste koyduğumuzda bu yatırımın hukuken bir buçuk iki yıl geciktirilmesi söz konusu olacaktır. Oysa bizim önerimiz; hazine mülkiyeti içerisinde olan araziye projenin tadil edilerek kaydırılması ile ilgili konu gündeme geldiğinde süre en fazla üç dört ayı aşmayacaktır. Bir buçuk iki yıl gecikmeyi mi arzu edersiniz?
Yoksa üç dört aylık gecikmeyi mi arzu edersiniz?
Safranbolu Belediyesi ve Belediye Meclisi ve bürokratları bir takım ithamlarla suçlanmaktadır. Safranbolu’da görev yapan Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımız ve bürokratlarımız namusuyla ve şerefiyle görev yapmaktadır. Bir takım iddialarınız varsa bu iddiaları somut belgelere dayandırarak lütfen bize ulaştırınız. Gereğini yapmak benim boynumun borcudur.
Eğer bu konuda iddianız belgeniz yoksa konuşmanız kamuoyu tarafından “yalan” olarak ve çamur atmak olarak isimlendirilecektir. Bu hususta Safranbolu Belediye Meclisinin bütün üyeleri olarak şu anda hazır durumdayız. Bizim o bölgede yapmış olduğumuz plan Safranbolu’nun menfaatlerine, Türkiye Cumhuriyetinin kaynaklarının daha verimli şekilde kullanılmasına yönelik bir inancı temelinde barındırmaktadır. Safranbolu Belediye Meclisinde görev yapan hem Ak Partili Belediye Meclis Üyeleri, hem Cumhuriyet Halk Partili Belediye Meclis Üyeleri namusları ve şerefleri ile görev yapmaktadır. Her hangi bir şahsın menfaati her hangi bir kişinin çıkarı için asla görev yapmayız.
 Bütün Safranbolu lehine olduğuna inandığımız kararlarımız %80-90 oranda, hep beraber oy birliği ile geçmektedir. Bu konsensüs, bu birliktelik Safranbolu’nun gücüne güç katmaktadır. Projenin tadil edilmesi ile elde edilecek fayda hem Karabük, hem de Safranbolu için daha erken bir çözüm kararı almış bulunmaktayız. Projenin tadili hususunda da, Belediye Başkanı olarak bizzat DSİ Genel Müdürü ile görüştüm. Milletvekillerimiz bu noktada DSİ Genel Müdürü ile görüşmelerini sürdürmekteler. Biz konuları ikili ilişkilerle diyaloglarla çok daha çabuk aşmanın taraftarıyız. Basın aracılığıyla kavga yapmak, karşılıklı demeçler vermek bizim hiç uygulayıp yaptığımız bir metot değil. Ama bu konuda çok fazla üzerimize gelindi, Belediye Meclisi Üyelerimiz ve bürokratlarımız bu konuda itham edildiği için, cevap vermemiz zorunluluk haline gelmiştir. Huzurlarınızda bu halimizle bulunduğumuz için özür diliyorum ancak bu cevabı vermeye de mecbur bırakılmış durumdayız. Biz her zaman diyaloga açığız. Diyalogun sürdürülmesi bölgemiz için daha faydalıdır.” 
 

Bu Haber 619 kere okundu
 
     

    
Web Tasarım