BRTV HABER
KATEGORİLER
KARABÜK
SAFRANBOLU
ESKİPAZAR
EFLANİ
YENİCE
OVACIK
K.K. SPOR
   Üye Girişi
   KAYIT
KARABÜK
Çoğrafi Yapı
İlçeleri
Nufus Durumu
İklim Yapısı
İdari Durum
Servisler
Videolar
Oyunlar
Piyasalar
Resim Galerisi
Linkler

Kuaför Sabri Saç Tasarım Merkezi & SSB GELİNLİK
Karabük Üniversitesi
Kaftan Otel
Akçe Konak Otel
Bağlar Saray Otel
Web Hosting

  KESK 1 MAYIS’I KUTLADI  
 
    2008-04-30 15:15:30
 
  İşçi ve Emekçilerin Birlik Mücadele ve Dayanışma günü 1 Mayıs öncesi KESK Karabük Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Eğitim Sen Karabük Şube Başkanı Servet ODACI yaptığı açıklama ile tüm işçi ve emekçilerin bayramını kutladı. Servet Odacı yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“BARIŞ, DEMOKRASİ VE GÜVENLİ BİR GELECEK İÇİN
YAŞASIN 1 MAYIS!
İşçi sınıfı ve emekçiler; “Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olan 1 Mayıs’ı kutluyor. Dünyamız hızla, açların ayaklandığı; üretim araçlarını elinde tutan büyük sermaye güçlerinin de ürettikleri malları satamayacakları bir krize doğru sürükleniyor.
Borsa, faiz, döviz, kâr ve rant ekonomisinin uygulayıcısı olan Dünya Bankası ve IMF başkanları; “Hükümetler önlem alsın, küresel ekonomi büyük tehdit altında, açlık savaşları geliyor ve Dünya alev alev” diyerek, “uyarıyorlar”. Peki ama yangının, kapıdaki büyük ekonomik krizin sorumlusu kim?
Krizin nedenleri konusunda kendilerine ve ekonomik politikalarına toz kondurmayan,  ama “Yangın var!” diye bağıranlar bu duruma nasıl gelindiğini açıklamaktan kaçınıyorlar.
Krizin sorumlusu sömürü ve baskı altında iflahı kesilen işçi ve emekçiler değil. Krizin sorumlusu kapitalistlerdir. Yükünü de onlar çekmelidir. Bizim yapmamız gereken, işçi ve emekçilerin hak ve özgürlüklerini büyütmek, gasp edilen haklarımızı geri almaktır. Bunun için Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halklarının, ihtiyaç duyduğu tek şey birlik ve mücadeledir.
İşsizliği artıran, tarımı çökerten, halkımızı perişan eden AKP Hükümeti ve önceki hükümetlerdir. Dışa bağımlı bu politikalara bağlı olarak buğdaydan pirince, kuru fasulyeden bulgura tüm tahıl ürünlerine ve tüm temel besin maddelerine sürekli zam yapılmaktadır. İşsizlik çığ gibi büyümekte, özelleştirmeler devam etmektedir. Sağlıkta yıkıma yol açan, halkın geleceğini karartan SSGSS Yasası çıkartılmıştır.
Hükümet; emekçi kitlelerin hoşnutsuzluğu henüz ayaklanma düzeyine yükselmediği için, olup biteni umursamıyor; gıda fiyat artışlarını kuraklığa bağlayarak, yeterince planlı davranmadı diyerek TMO’nun üzerine yıkıyor. Ama gerçek bu değil. Asıl neden, Türkiye’yi, son 25 yıl içinde tarım ürünleri ithal eden bir ülke durumuna getiren yanlış ekonomi ve tarım politikalarıdır. ABD, AB ve emperyalizme bağımlılıktır.
Bağımsız, demokratik ve laik bir Türkiye; emperyalizme bağımlılık sürdüğü sürece mümkün değildir. Bu politikalarla Türkiye krizlerden kurtulamaz. Çıkış yolu bağımsız, halkçı ve demokratik politikalardır. Ülke çözümsüz, emekçi halk emperyalistlere ve onların işbirlikçilerine mahkûm değildir. IMF ve sermaye programına, sömürü ve yağma düzenine karşı; işçi ve emekçilerin kendi programlarıyla çıkmaları mümkün olmaktan öte, bir zorunluluktur. Gecelerinde aç yatılmayan gündüzlerinde işsiz gezilmeyen; bağımsız, halkların barış içinde yaşadığı; ekonomik kaynakların halk için seferber edildiği, din istismarına son verilerek gerçek bir laikliğin egemen olduğu; tüm halkın sosyal güvence kapsamına alındığı; eğitim, sağlık başta olmak üzere, temel hizmetlerin parasız olduğu bir ülkeye ulaşmanın yegâne yolu budur. “
 

Bu Haber 419 kere okundu
 
     

    
Web Tasarım