BRTV HABER
KATEGORİLER
KARABÜK
SAFRANBOLU
ESKİPAZAR
EFLANİ
YENİCE
OVACIK
K.K. SPOR
   Üye Girişi
   KAYIT
KARABÜK
Çoğrafi Yapı
İlçeleri
Nufus Durumu
İklim Yapısı
İdari Durum
Servisler
Videolar
Oyunlar
Piyasalar
Resim Galerisi
Linkler

Kuaför Sabri Saç Tasarım Merkezi & SSB GELİNLİK
Karabük Üniversitesi
Kaftan Otel
Akçe Konak Otel
Bağlar Saray Otel
Web Hosting

  TÜRK ALMAN DOSTLUK GRUBU  
 
    2008-05-02 12:08:00
 
      Parlamentolar arası Türk Alman Dostluk grubu önce AKP Genel Merkezi’nde ardından TBMM’de toplantı düzenledi.
     29.04.2008 Çarşamba günü saat 16.00 ‘da AKP Genel Merkezi’nde Başbakan Recep Tayip Erdoğan Almanya Federal Avrupa Birliği komisyonu Heyet Üyelerini kabul etti.
Heyet üyeleri CDU/CSU Milletvekili ve Komisyon Başkanı Gunther Krichbaum, CDU/CSU Milletvekili Thomas Bareib, SPD Milletvekili Gerd Andres, SPD Milletvekili Rainer Fornahl, FDP Milletvekili Michael Link, Die Lınke Milletvekili Dr.Lothar Bisky,
Bündnısgo/Dıe Grünen Milletvekili Rainder Steenblock’in yanı sıra toplantıya Karabük Milletvekili Mustafa Ünal da katıldı. 
     30.04.2008 Perşembe Günü Parlamentolar arası Türk Alman Dostluk grubunun TBMM’de yapılan toplantısında bir konuşma yapan Mustafa Ünal Şunları söyledi.
“Goballeşen dünyamızın, her geçen gün artan teknik imkânları mesafeleri ortadan kaldırırken bir yandan da gündelik yaşamımızı hızlandırıyor. Tüm bu koşuşturmaca arasında en çok ihtiyaç duyduğumuz konulardan biri aslında “dostluk”. Çünkü insani duyguları ortaya koymak ve yaşatmak için artık eskisi kadar zamanımız yok. Özellikle de bizim gibi ülke yönetimine talip olan siyasiler için.
 
Bu nedenle bir dostluk grubunun üyesi olmak, özellikle de Türk ve Alman toplumu gibi ortak paydaları ve kaygıları fazla olan iki toplumun arasındaki bir dostluk grubunun içinde olmak son derece önemli.
 
AB üyelik sürecimiz, Almanya’ da yaşayan vatandaşlarımız, Türkiye’ de yaşayan Alman vatandaşları, her yıl ülkemize gelen dört milyon civarındaki Alman tutistler, 22 Milyar Euroya varan ticaretimiz bu ilişki unsurlarından bazıları
 
Türkiye’nin Avrupa birliğine giriş sürecinde önemli müttefiklerinden biri olması kaçınılmaz olan Almanya’nın iç siyasi kaygıları bir yana bırakarak daha gerçekçi ve doğru yaklaşımlar sergilemesi, tam üyelik sürecimize tam destek vermesi, dün de belirtildiği, özellikle önemli. Zira bugün Almanya topraklarında sayıları milyonlarla ifade edilen sayıda insanımız zaten birlik coğrafyasına dahil olmuş durumda. Bu sayı diğer ülkelerde yaşayanlar da ilave edildiğinde 5 milyona yaklaşıyor.
 
Almanya’da yaşayan Türkler hem Türkiye hem Almanya için son derece önemli. Yakın tarihte yaşanan üzücü olaylar iki ülke siyasilerinin üstün gayretleri ve pozitif yaklaşımlarıyla, insanlarımızın sağduyusuyla ilişkileri çok farklı bir noktaya taşıdı. Türkiye’de yaşayan onbinlerce Alman nasıl kendisini bu topraklara ait hissediyorsa, Almanya’da yaşayan Türkler de kendilerini aynı ölçüde o topraklara ait hissediyorlar. Bu aidiyet duygusunun kaçınılmaz sonu “dostluk” tur. Bu nedenle de parlamentolar arası dostluk grupları iki ülke arasında daha büyük önem kazanmaktadır.
 
Bu güne kadar iki ülke toplumuna düşman unsurların ilk hedefi hep bu dostluk oldu. Solingen’de yakılan kıvılcımın da, Keupstrasse’de patlayan bombanın da Ludwigshafen faciasının da hedefi hep Türk Alman dostluğu oldu. Ancak Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler ve Türk toplumu ile Alman toplumu arasındaki ilişkiler tüm bu saldırılardan güçlenerek çıktı.
 
Pek çok derneğe, etkinliğe, festivale, kutlamaya konu olan Türk Alman dostluğunun siyasi alandaki yansımaları, Türkiye’nin Avrupa birliği sürecine de aynı güçte yansımalıdır. Burada en büyük görev de biz parlamenterlere düşmektedir.
 
Düşmanlıktan, kavgadan, savaştan kimseye bir yarar gelmez. Bu gerçek tecrübelerle sabittir. Ama dostluk her zaman kazandırır. Türk Alman dostluğunun kazanımlarını gelecek kuşaklara miras olarak bırakmak bizim vazifelerimizden biridir. Dostluk tohumlarını hem Almanya hem Türkiye topraklarına ısrarla ve kararlılıkla ekmeli ve yetişen fidanları özenle büyütmeli, hoyrat ellerden korumalı yaşamasını sağlamalıyız.
 
Kültürler arası iletişim ve etkileşim, ilişki içine giren kültürlerin mensuplarının birbirlerini tanıma ve karşılıklı hoşgörü içinde, sabırla ilişkilerini sürdürme anlayışı olmaları halinde bir zenginlik olşturur. Medeniyetler ittifakının temeli de budur. Entegrasoyunun gereği de budur.Aksi takdirde kültürler arası etkileşim kesilebilir veya ayrışmaya dönüşebilir.
 
Asya kıtasını Avrupa’ya bağlayan Türkiye, genişleme sürecinde Avrupa Birliğinin en dinamik ve gerekli güç kaynaklarından biri olacaktır. İstikrarla büyüyen Türk ekonomisi, verimli toprakları, genç nüfusu ve ön asya, orta doğu gibi enerji kaynaklarına yakınlığıyla Türkiye geleceğin dünyasının vazgeçilmez coğrafyalarından biridir.
 
Hem ticaretin, hem enerjinin, hem kültürün köprüsü konumundaki Anadolu tüm dünyaya binlerce yıllık medeniyet birikimi ile barış ve dostluk çağrısı yapmaktadır. “
 

Bu Haber 488 kere okundu
 
     

    
Web Tasarım