Son güncellenme :13.01.2015 13:59

Anasayfa

13.01.2015 Sal, 13:59

KARABÜK ADININ KAYNAĞI

Bilindiği gibi Karabük, geçmişte bir köy adı iken günümüzde bir il adıdır. Karabük, Kara ve Bük gibi iki ayrı sözcüğün birleşiminden oluşan Türkçe bir ad olur. Türk yerleşme sürecinin bir ürünüdür. Kaynaklar Karabük adının anlamı ve kaynağı üzerinde durmuşlar, bazıları Karabük adını bir bütün olarak ele alırken bazıları da Kara ve Bük şeklinde ayrı olarak yorumlamışlardır.

Türk Toponomisinde (coğrafi ad, yer adı) önemli bir yeri olan “Kara” sözcüğü ile “Bük” tamlamasının birleşimi olan Karabük adının coğrafi bir ad olduğu görüşünü iler sürenler olduğu gibi bu adın bir Türkmen Cemaatinin (oymağı) adı olduğunun söyleyenler de olmuştur.

Nitekim Hulusi Yazıcıoğlu, Safranbolu Tarihi isimli eserinde; bir başka kaynaktan aktardığı 1547 yılına ait tahrir defterindeki Yüreğir kazasına bağlı “Karabük” adındaki Türkmen Cemaatinden bahisle; “Karabük sözcüğü bir Türkmen cemaatinin adıdır ve Karabük köyüne bu adı köyün kurulduğu alana bu adı taşıyan bir oymağın yerleştirilmiş olması ile verilmiştir.” demektedir.

Hür Kalyoncu da “Cumhuriyet Kenti Karabük” adlı eserinde Karabük’ü, Bostanbükü, Sarıbük, Akbük gibi yer adlarının sıralandığı coğrafi bir ortamda Karabük adı bu etkileşime bağlı olarak “bük’ün” önüne “Kara” sıfatının getirilmesi ile elde edilmiştir.” demektedir. Her iki yazar da eserlerinde Fahri Fındıkoğlu’n dan özetle; Karabük adının bük, çalılık, fundalık alan ya da onların karaltısı anlamına geldiği görüşünü işlemişlerdir.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne Karabük maddesini yazan Metin Tuncel’de Karabük için şöyle demektedir. “Tarihi bir geçmişi olmayan Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan ve çok hızlı gelişen şehirlerden biridir. Bu küçük yerleşmenin ne zaman kurulduğuna dair bilgi yoktur. 937 (1530) tarihli tahrir kayıtlarında Taraklı-Borlu (Safranbolu) kazasına bağlı köyler arasında adı geçmez. Burası mevki olarak defterde yer alır” derken Karabük adı ve anlamına ihtiyatla yaklaşarak muhtemelen bu küçük yerleşme yeri zamanla iki çayın (Araç-Soğanlı) birleştiği kıvrım yerini ifade eden coğrafi bir terim olan “bük” ve buna eklenen sıfatla Karabük adını almıştır’  demektedir.

Bu duruma göre yukarıdaki görüşler özetle şöyledir. Karabük adı genelde olduğu gibi fundalık, çalılık bir yerdir. Araç ve Soğanlı Çaylarının kıvrım yerini ifade eden “bük” ün bulunduğu coğrafi alanın kara-karaltısı olduğunu gösteren ve bu anlama gelen “Karabük” adına kaynaklık ettiği sonucu çıkmaktadır. Yani kısaca “bük” çalılık, çoraklık, fundalık bir yer demektir. “Kara” ise çalılık, çorak ve fundalık yerin karaltısı anlamına gelmektedir.

Karabük adının anlamı ve kaynağına geçmeden önce bazı kaynaklarda geçtiği gibi Metin Tuncel’in de Hicri 937, Miladi1530 tarihli Kanuni dönemi Tahrir Defterini kast ederek “bu defterde Taraklı-borlu kazasına bağlı köyler arasında Karabük adı geçmez. Burası bir mevki olarak defterde yer alır” ifadesine değinmek yerinde olacaktır.

Söz konusu defter Kanuni dönemi, Hicri 937 Miladi 1530 tarihine ait olup en önemli arşiv kayıtlarından biridir. Bu tarihte Karabük yöresinin büyük bölümü Taraklı-borlu (Safranbolu) kazasına, bu kaza da Bolu Sancağına bağlıdır. Bu defter de Karabük mevki olarak değil, köy olarak kayıtlıdır.

Kısaca tahrir denilen defterin tam adı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri olup bu defterdeki şu kayıt dikkat çekicidir. “Karye-i Kara-bük’den, Dolaşa divanından Arif Şeyh’in elli müdd’lük yeri evladına vakıftır” şeklinde kayıtlı olan köyün 11 hane, 1 mücerred, 1 muhassıl ve 1 değirmenden müteşekkil olduğu, yıllık vergi getirisinin 979 akçe olduğu anlaşılmaktadır. Buradaki “karye” sözcüğü halkımızın hala kullanmakta olduğu “kariye” olup “köy” anlamındadır. Karabük köyünün kurucusunun Arif Şeyh; kuruluşunun ise en az 600 yıl önce olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Karabük adına gelince; bu adın Kara ve Bük sözcüklerinin birleşiminden oluştuğunu ifade etmiştik. Bu duruma göre her iki sözcüğü ayrı ayrı ele almak gerekmektedir.

“Kara” sözcüğü Türk toponomisinde (yer ve coğrafya adları) önemli bir yere sahiptir. Kara; büyük, geniş, şiddetli, etkili anlamına geldiği gibi   duruma ve ifade edildiği şeyin özelliğine göre de geniş mana ihtiva etmektedir. Türk dilinde Ak genelde güney yönünü, Kızıl (Kızılbel gibi) Batı yönünü, “Kara” ise Kuzey yönünü bildirmektedir. En basit örneği ile kuzeydeki denizimizin adı Karadeniz, Güneydekinin adının Akdeniz olduğu gibi.

Büyük devlet adamlarına onların büyük ve güçlü olduklarını gösteren (Gazneli ) Mahmut Kara Han, Kara Mehmed, Kara Yusuf gibi hükümdar ve kahramanlara “Kara” lakabı verilmiştir. “Kara; renk için siyah, hükümdar ya da kahraman için büyük, güçlü; dağ, düz v.d. için geniş, büyük (Karadağ, Karadüz), çetin kış mevsimi için Karakış, kötü haber için kara haber, yön için kuzey şeklinde anlamlara da gelmektedir.

Günümüzde Karabük merkeze bağlı mahalle olan Karabük köyünün coğrafi yerleşim durumu dikkate alındığında köyün yüzünün kuzeye dönük olduğu görülmektedir.

İçişleri Bakanlığınca yayınlanan Meskûn Yerler Kılavuzu, Türkiye Mülki İdare Bölümleri gibi eserler tarandığında Türkiye’de Karabük adında birçok köy bulunmaktadır. Bu köylerin çoğunun coğrafi durumu, yüzü kuzeye dönük biçimdedir. Dağ, vadi, ya da büyük tepelerin kuzeye bakan eteğinde veya yüzeyde yer alan yerleşimler genelde “Kara” ya da “Kuz” öneki ile başlayan bir isimle anılmışlardır. Safranbolu’nun Kuzyaka köyü ile Eskipazar’ın Kuzören köyü örnek olarak verilebilir. Yine Samsun ili Vezirköprü ilçesine bağlı Karabük köyü, Eflâni Demirli ve Kıran Köylerindeki Karabük mevkii, aynı Karabük yerleşiminde olduğu gibi kuzeye dönüktürler. Ayrıca kuzeye göre güneyde olanlar kuzey için genelde “yukarı” ifadesi kullanır. Mesela halk dilinde güneyden kuzeye akan su için  “yukarı akar” denir. Büklük, Bük ise akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar anlamına gelmekle birlikte genelde çalılık, fundalık yerler ile kısa boylu ağaçlık yerler için kullanılan bir tabirdir. Karabük yöresindeki soneki “bük” olan yer adlarının ortak özelliği yukarıda olduğu gibidir.

Nitekim fabrikanın bulunduğu alanda temelin atıldığı 1937 yılından önce pirinç tarlaları vardır ve fevkalade verim alınmaktadır. Bu durumda “bük” sözcüğü, ziraat’tan önce çalılık, fundalık, ziraatla birlikte bu adın ve kısmen de olsa bu özelliğin devamı ile verimli araziler gibi iki manayı içermektedir. Fundalık ve çalılık demek yerin verimli olmadığı anlamına gelmemektedir.

Bu duruma göre Karabük adı Kuzeydeki yani yukarıdaki büyük fundalık çalılık araziler, bölge, taraf anlamına da gelmektedir. Türk yerleşme sürecinin bir ürünü olduğu gibi Türkçe bir ad olan Karabük bu adını bulunduğu yerin coğrafi özelliğinden almıştır. Karabük’e Karabük diyen halk ile bu adla anılan (Karabüklü) halkta, şüphesiz herhangi bir Türkmen cemaati ya da oymağına bağlı bir Türk halkıdır. Bilindiği gibi herhangi bir Türkmen boyu, oymak, ya da cemaati, yerleştiği bölgede bağlı bulunduğu grubun adı veya coğrafi özelliğine göre başka bir ad ile anılabilmekteydi.

Hulusi Yazıcıoğlu’nun esrinde dile getirdiği Karabük adının Türkmen cemaat/grup adı olduğu konusuna gelince; bilinen Osmanlı arşiv belgeleri ile Türk boy ve cemaatleri arasında Karabük adında yer adlarına rastlanırken, Karabük adını taşıyan herhangi bir Türkmen/Yörük grubu yoktur. Karabük adı Türkçe coğrafi bir isimdir. Bu adın bir boy, cemaat ya da taife adı olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.

  1. yüzyıl tahrir defterlerinde yer alan “Karabük” bu adı taşıyan bir topluluk adı olarak değil, köy, mezra gibi yerleşim yeri olarak bulunmaktadır. Nitekim 1563–64 tarihli tahrir kaydına göre; “Eymür boyuna bağlı Maraş Yörükleri taifesinden Eymür Ballu cemaatinin ziraat yerlerinin adı Maraş sancağı, Aladibek nahiyesindeki “Karabük” köyü” dür.

Ayrıca 1530 tarihli Sonisa ve Niksar Sancağı tahrir defterinde Felenbel nahiyesine bağlı bir köyün adı Karabük,  aynı tarihli bir başka defterin İçel Sancağı bölümünde de sancağın Gülnar kazası, Aksaz nahiyesine bağlı bir mezranın adı da “Karabük”tür.

Anadolu’da Karabük adı öteden beri genelde bir yerleşim yeri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bu adla anılan yerin coğrafi durumunu da ortaya koymaktadır. Karabük adının, Bulak, Kayı, Yortan vb. gibi bir Türk topluluk adı olduğunu söylemek ile herhangi bir Türk boyuna mensup halkının konar-göçer hayat gereği bu adı da yerleştikleri yere vermiş olduklarını söylemek arasında fark vardır.

Yukarıdaki bük, Kuzeydeki bük, büyük bük, büyük fundalık, çalılık anlamlarını içerir.

Hulasa Karabük adı; anlamı üzerinde izaha muhtaç olmayacak derecede Türkçe coğrafi bir isimdir.

27.521 kez okundu.

YORUMLAR

Toplam 3 yorum bulunmaktadır.

Yıldıray YILDIRIM

Başarılı bir derleme. Emeğinize sağlık…

04.02.2015, 19:41
Hüseyin Ersoy

Çok teşekkür ediyorum, sayın Yıldırım..

15.02.2015, 13:47
Ali İNCİ

Zevkle okudum. Yıllardır Karabük isminin kaynağı, yazıda belirtildiği şekliyle açıklandı.
Bilimsel , tarihi vb. dayanağı olmasa da “Türk Boylarının giyim ve geçim tarzlarından kaynaklandığı şekliyle (Karakeçili gibi) Kara ve Börk (başlık, şapka) kelimelerinin birleştirilmesiyle Kara şapkalılar olarak anılan bir boy olabilir mi” diye düşünmeden de edemiyorum.

30.04.2015, 14:20