Son güncellenme :13.01.2017 17:28

Anasayfa > > Karabük İş Dünyasında FETÖ Paniği….

13.01.2017 Cum, 17:28

“Sapla samanın karışması” son aylarda sıkça kullandığımız bir deyim haline geldi. Gerçekten de ülkemizde de, yaşadığımız bölgemizde de sapla saman birbirine iyice karıştı. 15 Temmuz gecesi hepimizin yaşadığı alçak darbe girişiminin ardından maalesef ülkemizde sapla saman tam anlamı ile karıştı. Onlarca yıldan bu yana başta çeşitli siyasi parti liderleri, siyasi partilerin üst düzey yöneticileri, bir çok bakan, milletvekili, işadamı, amir, memur, öğrenci-öğretmen, yaşlı-genç velhasıl toplumda bir çok kesim tarafından sempati ile bakılan ve bir hizmet hareketi olarak değerlendirilen yapının aslında ülkemizi, bölmek parçalamak, yönetimi ele geçirmek niyetinde olduğu iyot gibi su yüzüne çıktı. Onlarca yıl bu ülkenin kılcal damarlarına kadar işleyen bu yapı ile şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm kurumları ile yoğun bir mücadele içinde. Bu yapının bizzat içinde, göbeğinde olan ve hain emellerini bilenler olduğu gibi, sadece sempati ile yaklaşan insanlarda oldu. Şimdi, tam da başlıkta belirttiğimiz gibi sapla samanın birbirine karıştığı bir ortamda, sapla saman ayrılmaya çalışılıyor. Kurunun yanında yaşlarda yanmasın isteği hepimizin ortak dileğidir. Ancak, devletimiz de elbette ülkeyi bölüp parçalamak, akılları sıra yönetimi ele geçirmek isteyen bu yapı ile mücadelesini amansız bir biçimde sürdürmek zorundadır.

        Son günlerde Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin yapmış olduğu “Fetöcular aramızda elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor” şeklindeki açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Hemen arkasından, Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin’in “Rafet beyin bildiği bir şey varsa ilgili makamlara aktarsın” açıklaması ve ardından da Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sayın Vergili’yi savcılığa davet ederek, yaklaşık 3 saat boyunca görüşlerine başvurması bölgemizde ciddi bir yankılanma yaptı.

        Rafet Vergili Karabük’ün belediye başkanıdır. Aynı zamanda önemli bir işadamıdır ve ciddiyeti ile tanınır. Boş yere konuşmayacağı, konuşursa da altında mutlaka bir şeylerin olduğu bilinir. İşte, bu nedenle özellikle Karabük ve Safranbolu’da başta iş çevreleri olmak üzere ciddi bir tedirginlik içine girdi. Bazı basın yayın organlarında söz konusu yapının Ak Parti ve Müsiad içindeki varlığı ile ilgili iddialar gündeme gelince, Ak Parti İl Başkanı Timurçin Saylar ve Müsiad Karabük Şube Başkanı Ahmet Nur üst üste açıklamalar yaparak, kendi bünyelerinde bu konunun ciddi olarak ele alındığını, somut olarak delilli, ispatlı bir fetö üyesinin olması halinde bünyelerinden kopartılıp atılacağını belirttiler.

        Şimdi bölgemizde herkes bu konuyu konuşuyor, çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Fetö terör örgütüne mensup işadamları olup, halen aramızda elini kolunu sallaya sallaya kimlerin dolaştığı yoğun bir tartışma konusu oldu.

        Konu o kadar hassas ki, biz BRTV olarak herhangi bir işadamını, bir kuruluşu hedef göstermek istemediğimiz için konunun ilgili kurumlar tarafından araştırılması ve ellerindeki somut delillere göre varsa suçluların adalet önüne çıkarılması düşüncesinde olduğumuz için, 15 Temmuz alçak darbe girişiminin ardından sadece resmi makamlardan gelen açıklamaları ve haberleri yayınlamaya özen gösteriyoruz. Varsayımlar üzerine haber ve yorum yapmaya kalksak, o zaman Karabük’te ve Safranbolu’da bir çırpıda onlarca, yüzlerce işadamının adını sıralamak mümkün… Ama, yukarıda da belirttiğimiz gibi konu çok hassas ve ciddi. 17-25 Aralık sürecinde ilk olarak yüzünü gösteren, 15 Temmuz alçak darbe girişiminin ardından da iyot gibi su yüzüne çıkan bu yapı ile kimler haşır neşir olmadılar ki… Bunun siyasi, ticari, sosyal hür türlü ayağı elbette Devletin ilgili kurumları tarafından mercek altındadır. Bu yapının ülke genelinde olduğu gibi bölgemizde de çok çeşitli faaliyetleri oldu. Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadı’ndaki Türkçe Olimpiyatlarına katılanların hepsine “Fetö terör örgütü üyesi” diyemeyeceğimiz gibi, sırf Allah rızası için kapılarına kadar gelmiş aşağılık yapının sözde imamlarına, iyi niyetle ve masum biçimde çeşitli miktarlarda yardımda bulunmuş işadamlarımıza da Fetö terör örgütü üyesi diyemeyiz. Ancak, çeşitli ihaleler kendilerine adrese teslim verilmiş, bu ihale karşılığında da belli bir yüzdeyi “himmet” adı altında vermiş ve bunu alışkanlık haline getirmiş olanlar varsa, bunlarında çok iyi araştırılması ve gözden kaçırılmaması gerektiği düşüncesindeyiz. Sanırız, Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin de kast ettiği kişiler de bunlar diye düşünüyoruz.

        Belediye Başkanı Rafet Vergili tarafından kamuoyu önünde açıkça dile getirilen ve ardından da ciddi bir dalgalanma yaratan bu olayla ilgili Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili istihbarat birimleri araştırmalarını yoğun bir biçimde sürdürüyorlardır. Biz de, bize ulaşan somut bir takım gelişmeler olduğunda bunları kamuoyu ile paylaşırız. Ancak, çeşitli varsayımlar üzerine, “geçmişte şu şöyleydi bu böyleydi, şu kişiler malum alçak yapının gece toplantılarına gitmişti, bu işadamları bağış vermişlerdi, yapılan bir takım sabah kahvaltılarına şunlar, bunlar katılmıştı, bunların bir zamanlar Altın, gümüş, bronz ve sıradan sponsorları vardı. Bunların dershanelerine falankeslerin çocukları gitmişti.” Şeklinde kimseyi zan altında bırakan haberler, yorumlar kimse bizden beklemesin. Devletimizin ilgili birimleri zaten bu konu ile ilgili ciddi bir çalışma yürütüyorlar. Sonuç olarak temennimiz, gerçek suçluların cezalarını çekmeleridir. Suçsuz olanlar varsa, onların da suçsuzluklarının bir an önce ortaya çıkarılarak zan altından kurtulmalarıdır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.