WhatsApp Hattı:
Frekans Bilgileri: TÜRKSAT 4A Frekans:12265 Polarizasyon:Vertical(Dikey) Sembol Rate 27500 FEC: 5/6
SON DAKİKA

Mahkeme HES’te Yürütmeyi Durdurdu

Bu haber 14 Eylül 2019 - 13:03 'de eklendi ve 2.674 kez görüntülendi.

Şeker’in MUTLU günü!

Yenice Platformu’nun çalışmaları sonuç verdi,mahkeme HES’te yürütmeyi durdurdu.

Yenice Platformunun çabaları sonuç verdi. Şeker’e yapılması planlanan Hidroelektrik Santrali için açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Yenice Platformu Başkanı Mustafa Akay konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamada;

“Yenice hukuk savaşını kazandı. Katık atıktan sonra HES’te yürütmeyi durdurmayı aldık. Bu ekip öncülüğünde kazanılan davaya katkı veren herkese, bizi bilimsel olarak bilgilendiren Dr. Murat Alan başta olmak üzere Prof.Erdoğan Atmış, Prof.Oğuz Kurdoğlu, Prof. Doğan Kantarcı, Zonguldak Çevre Derneği Başkanı Ahmet Öztürk, Karabük, Zonguldak, Ankara, İstanbul basını ile BRTV ve ulusal televizyonlara, İnternet sitelerine, haber ajanslarına, platform üyelerimize, yanımızda olan az sayıdaki muhtar ve kooperatif başkanlarımıza, siyasi partilerimizin temsilcilerine,Türkiye’nin en eski derneği Türkiye Ormancılar Derneğine, savunmanlarımız Kemal Aybek ve Hüseyin Aksoy’a , bize inanarak mücadelemize katkı veren tüm halkımıza, Almanya ve yurdun çeşitli yörelerinden ekonomik katkı veren hemşehrilerimize, Almanya Yeniceliler Derneği yöneticilerine, Zonguldak Yeniceliler Derneği yöneticilerine, belediye başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Yürütmenin durdurulması kararı aynen şu şekildedir;

 

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

İSTEYENLER (DAVACI)                  : 1- YAZI KÖYÜ MUHTARLIĞI ADINA MUHTAR İLHAN KAHVECİ

2- TIR KÖYÜ MUHTARLIĞI ADINA MUHTAR NİYAZİ ÇENESİZ

VEKİLİ                                                : AV. HÜSEYİN AKSOY

Atatürk Bulvarı Kızılay İşhanı Kat:2 No: 205 Merkez/KARABÜK

 

KARŞI TARAF (DAVALI)                 : KARABÜK İL ÖZEL İDARESİ

VEKİLİ                                                : AV. CEMALETTİN YAVAŞCI

Karabül İl Özel İdaresi Ptt Cad. Günaylar İş MerkeziMerkez/KARABÜK

 

MÜDAHİL (DAVACI)                      : TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ

VEKİLİ                                              : AV. KEMAL AYBEK

Ataç 1.Sokak No:33/22Kızılay Çankaya/ANKARA

 

MÜDAHİL (DAVALI)                 : T.M. ENERJİ ÜRETİM ELEKTRİK VE TİCARET

A.Ş.

VEKİLLERİ: AV. AHMET ALİ BANZAROĞLU, AV.İLYAS AVCI

Dünya Ticaret Merkezi, EGS Business Park B-3 Blok Kat:13 Yeşilköy Bakırköy/İSTANBUL

 

İSTEMİN ÖZETİ                             : Davacılar tarafından, Karabük ili, Yenice ilçesi, Tır Köyü Şimşir Deresi üzerinde yapımı planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının İl Özel İdare Kanununun 10. maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin 05.02.2018 tarih ve 30 sayılı meclis kararı ile bu karara askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin 01.08.2018 tarih ve 147 sayılı meclis kararının; aynı dere üzerinde BBS Elektrik Üretim Dağıtım A.Ş tarafından yapımı planlanan Yenice Regülatörü ve HES Projesinin doğal çevre değerleri üzerindeki olumsuz etkileri olacağı için uygun görülemeyerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca sonlandırıldığı, Yenice ormanlarının korunması gerekli orman varlığı statüsünde olduğu, proje alanındaki Şeker Kanyonu olarak bilinen Şimşir Deresinin günübirlik turizm alanı olarak kullanıldığı, kamu yararı bulunmadığı iddialarıyla iptali ile yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

 

SAVUNMA ÖZETİ                         : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

 

MÜDAHİL (DAVACI) TÜRKİYE ORMANCILAR

DERNEĞİ ‘NİN BEYANININ ÖZETİ : Kamu yararına çalışan dernek statüsünde oldukları için davaya katılmakta hukuki yarar olduğu, dava dilekçesindeki iddialara katıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali ile yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

 

MÜDAHİL (DAVALI) T.M. ENERJİ ÜRETİM ELEKTRİK

VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ’NİNBEYANININ ÖZETİ : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Karar veren Kastamonu İdare Mahkemesi’nce işin gereği görüşüldü:

Dava, davacılar tarafından, Karabük ili, Yenice ilçesi, Tır Köyü Şimşir Deresi üzerinde yapımı planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının İl Özel İdare Kanununun 10. maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin 05.02.2018 tarih ve 30 sayılı meclis karar ile askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin 01.08.2018 tarih ve 147 sayılı meclis kararının iptali istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin, 6352 sayılı Kanunladeğişik 2. fıkrasında; Danıştay veya idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukukaaykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtiktensonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebileceği, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesinin, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabileceği, yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkansız zararların neler olduğunun belirtilmesinin zorunlu olduğu, 3. fıkrasında ise; dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istemin reddedebileceği hükme bağlanmaktadır.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde; belediye sınırları il sınırı olan büyükşehir belediyeleri hariç il çevre düzeni planı ile belediye sınırları dışındaki alanların imar planlarını görüşmek ve karara bağlamak, il genel meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde; “NazımİmarPlanı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plandır. Uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar plan esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını,bunların yoğunluk düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgilerini ayrıntıları ile gösteren planlardır” düzenlemesine yer verilmektedir. Aynı Yasa’nın “Planlama kademeleri” başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından “Bölge Planları” ve “İmar Planları”, imar planlarının ise “Nazım İmar Planları” ve “Uygulama İmar Planları” olarak hazırlanacağı, 8. maddesinde ise, planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esaslar belirlenerek, (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planların valilik veya ilgilisinceyapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmaktadır.

İmar planı insan, toplum ve çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır.

İmar planlarının yargısal denetimlerinde de yukarıda yer alan hususlarla birlikte, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından plan veya plan tadilatının hukuki ve teknik yönden imar mevzuatına uygun olup olmadığının incelenmesi söz konusu olacaktır.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde; “Planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınması esastır.” hükmüne, 8. maddesinin 1. fıkrasında; “Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.” hükmüne, 22. maddesinde ise; “Planların hazırlanması sürecinde yerleşilebilir alanların belirlenmesi amacıyla, kurum ve kuruluşlardan alana ilişkin toplanan doğal ve fiziki bilgilerin, alana özgü yapılan etütler ile diğer tüm veriler birlikte değerlendirilmek suretiyle, gerek duyulan ölçeklerde halihazır haritalar üzerinde üst üste çakıştırılması ile eşik analizi hazırlanır. Eşik analizinde; topografik, jeolojik-jeoteknik, hidrojeolojik yapı özellikleri ile arazi kullanımı, tarım ve orman alanları, içme suyu havzaları, sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, kıyı, altyapı, doğal ve fiziki veriler ile afet tehlikeleri analiz edilerek bir arada değerlendirilir.İmar planlarının hazırlanması sürecinde eşik analizinin yapılması zorunlu olup, plan kararlarının oluşturulmasında temel plan altlığı olarak kullanılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, Karabük ili, Yenice ilçesi, Tır Köyü Şimşir Deresi üzerinde yapımı planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının, kurumlara verilen taahhütlerin yerine getirilmesi ve kurum görüşlerinde belirtilen hususlara uyulması şartıyla05.02.2018 tarih ve 30 sayılı meclis kararı ile İl Özel İdare Kanununun 10. maddesi uyarınca onaylandığı, bu karara karşıaskı süresi içerisinde yapılan itirazın 01.08.2018 tarih ve 147 sayılı meclis kararı ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda, uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden Mahkememizin 09/01/2019 tarihli kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, konunun kapsamlı oluşu ve birden fazla bilimsel görüşün alınmasının gerekliliği de dikkate alınarak alanında uzman bir şehir plancısı, bir jeoloji mühendisi, bir inşaat mühendisi (hidrolik), bir biyolog (limnoloji), bir orman mühendisi (entomoloji), bir orman botanikçisi (bitki sistematiği), bir harita ve kadastro mühendisi, bir çevre mühendisi ve bir ziraat mühendisinin katıldığı heyet ile oluşturulan bilirkişi kurulu marifeti ile  22.04.2019 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu 23.07.2019 tarihinde Mahkememize sunulan raporda özetle; “Dava konusu 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı olan hidroelektrik santrali (hes) projesinin, çevresel etkilere karşı biyolojik, fiziksel, ekonomik, sosyal ve kültürel nitelikli özellikleri ile duyarlı alandan oluşan projenin faaliyet gösterdiği yere ilişkin olarak göl alanında oluşacak buharlaşma ve can suyunun belirlenmesi, kesilecek ağaçların ve bitki örtüsünün durumu, koruma altında bulunan yabani hayvanların (özellikle kırmızı benekli alabalık vb.) durumu, proje nedeniyle su kalitesindeki durum, havzanın planlanması da dikkate alınarak, çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olup–olmayacağı değerlendirildiğinde;

(a) Göl Alanında Oluşacak Buharlaşma Ve Can Suyunun Belirlenmesi Bakımından; dava konusu Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi kapsamında ÇED Nihai Raporu içeriğinde buharlaşma değerlerinin hesaplanmamış olduğu, ancak, keşif ve bilirkişi incelemesinde edinilen tespit ve gözlemler ile ampirik verilerin, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu ETO Calculator programı eşliğinde hesaplanması sonucu buharlaşma değerlerinin, meteorolojik verileri etkileyecek kapsam–içerikte olmadığı, diğer taraftan, su kotları ve derinlik hesaplamalarındaki eksikliklere dayalı olarak regülatör alanı art alanında oluşabilecek taşkın risklerinin belirsiz olduğu, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi kapsamında hesaplanan can suyu miktarının (tüm yıl boyunca (12 ay) 0,252 m3/s), ÇED Raporunda sunulmuş olan geçmiş döneme ait su akış miktarına ilişkin herhangi bir aya ait minimum miktarı bile karşılamadığı, devamla, su derinliğinin (0,20 Metre) ise oldukça düşük seviyede tutulduğu, bu durumun, inorganik ve organik maddelerin oranı, çeşitliliği ve konsantrasyonları, sucul sistemdeki su canlılarının konumu ve kompozisyonu ile sucul ortamdaki iç ve dış faktörler bağlamında su kalitesi üzerindeki etkisinin dikkate alınmadığı, can suyu miktarının su derinliği üzerindeki etkisi bağlamında su sıcaklığı ve oksijen değerleri yönünden su kalitesi ve sucul ekosistemi olumsuz yönde etkileyeceği, bu yönleri ile Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ve Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği esas olmak üzere Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflara Göre Kalite Kriterleri bağlamında çevresel kaynak ve değerler ile ekolojik dengenin bozulmasına yönelik olası risk ve tehditler açısından uygun–tutarlı olmayacağı,

(b)Kesilecek Ağaçların Ve Bitki Örtüsünün Durumunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi Planlama Alanı ve yakın çevresinin Higrofil Karakterli Yaprak Döken Orman Habitatları, Karışık İbreli Orman Habitatları Riparyan (Dere Kenarı) Habitatları, Lithofil Karakterli Kaya Habitatları ile Mezofil Karakterli Çayır Habitatları olmak üzere 5 (beş) farklı habitata sahip olması yanı sıra Dünya Koruma İzleme Merkezi ve Dünya Ormancılık Örgütü tarafından biyolojik çeşitlilik bakımından Dünyadaki mutlak korunması gerekli 100 alan arasında yer aldığı gözönüne alınırsa, gerek Endemik türler gerekse Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) ve Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi kapsamında korunması gerekli türler bağlamında olumsuz etkileri olabileceği, kaldı ki, Higrofil karakterli Trabzon Çayı, Siklamen, İnce Bindallı, Kuğu Salebi, Orman Kuşçuğu, Kel Şahinotu, Dadaş İğneliği, Karışık İbreli Orman karakterli Kazdağı Göknarı, Higrofil karakterli (liparyan) Siklamen, Lithofil karakterli Sidikli Çaşır ile Mezofil karakterli Sivri Salep, Guguk Salebi gibi Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) ve Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi kapsamında korunması gerekli türler arasında kaydedilen türlerin Habitat Bütünlüğü ve Biyolojik Çeşitliliği bakımından risk altında olacağı,

(c) Koruma Altında Bulunan Yabani Hayvanların (özellikle Kırmızı Benekli Alabalık Vb.) Durumunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planlarının, KARABÜK–YENİCE ORMANLARI içinde kaldığı, devamla, KARABÜK YENİCE YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI ile KAVAKLI TABİATI KORUMA ALANI yakın etki alanında yer aldığı, tespit–gözlemler ile Literatür bilgisi eşliğinde planlama alanı ve yakın çevreninin Kızıl Geyik ve Karaca ile Su Samuru gibi memeli türler, Kara Leylek ve Balıkçıllar ile kuş türleri ile amfibi ve sucul sürüngenlerin doğal yaşama alanı olduğu, bu bağlamda, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi kapsamında yapılacak inşaat faaliyetlerine dayalı ses–ışık vb. içerikli gürültü kaynakları ile yapısal tesislerin, yabani hayvan türlerinin barınma–beslenme ve üreme olanakları ile besin zinciri bağlamında ekolojik dengenin bozulmasına ve yaşama alanlarının parçalanmasına yol açabileceği, özellikle Karaca ve Kızıl Geyik gibi hassas yabani hayvan türlerinin yaşam alanlarından göçe zorlanabileceği, dolayısıyla, yabani hayvan varlığı ve yabani yaşam üzerinde olumsuz etkileri olabileceği, kırmızı benekli alabalık türü açısından ise gerek keşif ve bilirkişi incelemesinde edinilen Su Numune Analiz Sonuçları gerekse Akademik–Bilimsel Literatür esas olmak üzere dava konusu planlama alanı içindeki Şimşir Deresinde Kırmızı Benekli Alabalık türünün yayılış gösterebileceği, ancak, dava konusu Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planı kapsamında hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporunda, sadece Tatlı Kaya Balığı türüne yönelik değerlendirmeler yapıldığı, Kırmızı Balıklı Alabalık, Noktalı İnci Balığı, Çizgili Sazan Balığı ve Tatlı Su Kaya Balığı gibi diğer balık türlerine ilişkin yeterli ve gerekli tespit–incelemelerin yapılmadığı, bu yönüyle, dava konusu Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planı kapsamında gerçekleştirilecek yapısal tesisler bağlamında su akışına yapılacak müdahalelerin, su sıcaklığı, akış rejimi ve oksijen miktarı gibi parametreler bağlamında kırmızı benekli alabalık popülasyonu ve diğer balık türleri üzerindeki (olası) etkilerinin değerlendirilmediği, dolayısıyla, eksik işlem tesis edildiği, bu açıdan bilimsel ve nesnel yönden uygun–tutarlı olmadığı,

(d) Su Kalitesi Durumunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planları bağlamında Şimşir Deresinin; keşif ve bilirkişi incelemesinde edinilen tespit–gözlem ve alınan numune analizleri sonucunda su kalitesi tespitine yönelik suyun miktarı (TDS), oksidasyon–redüksiyon potansiyeli değeri (mV), dere yatağı genişliği, enlem–boylam, rakım ve akış hızı gibi fiziko–kimyasal parametreler yönünden Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ile Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği, EK–5 içeriğinde ifade edilen Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflara Göre Kalite Kriterlerine göre birinci sınıf su kalitesinde olduğu,

(e)Havzanın Planlanması Da Dikkate Alınarak, Çevresel Değerlerin Ve Ekolojik Dengenin Tahribine, Bozulmasına Ve Yok Olmasına Neden Olup–olmayacağı Konusunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planlarının, Karabük–Yenice ormanları ve yakın çevresi esas olmak üzere aynı havza alanı içinde yer aldığı, havza bütününde Yenice ormanları ile bütünlük gösteren Tabiatı Koruma Alanı (Çit Deresi ve Kavaklı bölgeleri), bir bölümü ise Yaban Hayatı Koruma Sahası, Kavaklı bölgesi Arboretum Sahası (Ağaç Parkı)/Açık Hava Orman Müzesi ile Önemli Bitki Alanları olmak üzere farklı statüde alanlar bulunduğu, dava konusu imar planı ve projeye ilişkin planlama alanının Yenice ormanları ile bütünlük gösteren önemli bitki alanları (Şimşir Deresi) kapsamında yer aldığı,bu açıdan üst ölçekli plan niteliğindeki Zonguldak–Bartın–Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında Yenice Ormanları ve Yakın Çevresinin Doğal Çevre Koruma Statüsü Öngörülen Alanlar olarak belirlenerek, bilimsel çalışmalar esas olmak üzere fiziksel sınırlarının belirlenerek, koruma altına alınacağının belirtildiği, ancak, İmar Planı Açıklama Raporu ve Plan Notları/Hükümleri içeriğinde koruma statüsü bakımından koruma–kullanma koşullarına ilişkin hüküm ve değerlendirmeler/öngörüler bulunmadığı, bu bağlamda, çevresel değerler ve ekolojik dengenin tahribi, bozulması ve yok olması bağlamında gelecekteki olası risk ve tehditler açısından ilgili mevzuat esas olmak üzere gerekli–yeterli değerlendirmeler yapılmadığı, bu yönüyle, olası etkilerin tespiti ile önlem–tedbirler açısından Eksik işlem tesis edildiği, bu açıdan uygun olmayacağı,

(2) Koruma Altına Alınan Karabük Yenice Ormanlarının Hes Projesi Alanında Kalıp–Kalmadığı İle Projenin Karabük Yenice Ormanlarına Olumsuz Etkilerinin Olup–Omayacağı Konusunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planlarının,Karabük–Yenice ormanları sınırları içinde yer almadığı, ancak, yenice ormanları ile bütünlük gösteren önemli bitki alanları arasında olduğu kaydedilen şimşir deresi üzerinde yer aldığı, bu yönüyle, Yenice ormanları ve yakın çevresinin üst ölçekli plan niteliğindeki Zonguldak–Bartın–Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında Doğal Çevre Koruma Statüsü Öngörülen Alanlar olarak belirlenerek, bilimsel çalışmalar esas olmak üzere fiziksel sınırlarının belirlenerek, koruma altına alınacağının belirtildiği, dolayısıyla, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli dava konusu İmar Planlarının Planlama Alanı olan Şimşir Deresinin Önemli Bitki Alanı olarak Yenice Ormanları ile bütünlük göstermesi bakımından plan notları içeriğinde koruma statüsü bakımından koruma–kullanma koşulları ile gelecekteki olası risk ve tehditler açısından ilgili mevzuat esas olmak üzere gerekli–yeterli değerlendirmeler yapılmadığı, bu yönüyle, olası etkilerin tespiti ile önlem–tedbirler açısından eksik işlem tesis edildiği, bu açıdan uygun olmayacağı,

(3)Projenin İklim Ve Meteoroloji Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli İmar Planlarının,gerek imar planları konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu içeriğinde meteorolojik–iklimsel verilerin belirtildiği, ancak dava konusu imar planı esas Hidroelektrik Santrali (HES) Projesinin olası etkileri bağlamında açıklama–yorum ve değerIendirmeler yapılmadığı, İmar Planlarına ilişkin Plan Açıklama Raporu içeriğinde ise doğal veriler olarak meteorolojik–iklimsel verilerin konu edilmediği–değerlendirilmediği, doğal ve fiziksel verilere ilişkin Eşik Analizi hazırlanmadığı, dolayısıyla, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli dava konusu İmar Planlarının İklim ve Meteoroloji üzerindeki (olası) etkiler açısından eksik işlem tesis edildiği, dolayısıyla, uygun–tutarlı olmadığı,

(4)Çevreye Olabilecek Olumsuz Yöndeki Etkilerinin Önlenmesi Ya Da Çevreye Verebileceği Zararın En Aza İndirilmesi İçin Gerekli Önlemlerin Alınıp–alınmadığı Konusunun Değerlendirilmesi Bakımından; Dava konusu Karabük İli, Yenice İlçesi, Tır Köyü Şimşir Deresi üzerinde Regülatör ve Santral Tesisi, Yükleme Havuzu, İletim Kanalı, ve Cebri Tünel ile Beton Santrali olarak gerçekleştirilecek HES Projesinin, ÇED Nihai Raporu içeriği esas olmak üzere Cebri Tünel İnşaatı Kapsamında Patlatma İşlemi ve Olası Etkilerinin Değerlendirilmediği, Toz Emisyonlarına ilişkin havada asılı partikül ile çöken toz miktarına ilişkin analizlerin yapılmadığı, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği içeriğindeki Azaltım Tablosuna göre değerlendirilmediği, Beton Santrali içinde yapılacak çökeltim havuzu dibinde oluşacak dip çamuruna ilişkin önlem–tedbirler konusunda bilgi olmadığı, bu durumda, 2872 Sayılı Çevre Kanunu, 8. ve 11 maddesi ile Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği 5. maddesi esas olmak üzere atıkların dolaylı veya doğrudan alıcı ortama verilmemesi bağlamında gerekli önlemlerin alınmadığı, Santral Tesisi inşaatında ağaç kesimi yapılacağı, dolayısıyla, ekosistem üzerinde olumsuz etkileri olacağı, dolayısıyla, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile Atık Yönetimi Yönetmeliği kapsamında öngörülen sınır değerler ve esaslar bakımından olası etkilerin tespit edilmesi–önlenmesi–bertaraf edilmesi yöntem ve teknikleri bakımından eksik işlem tesis edildiği, dolayısıyla, olası risk ve tehditler konusunda gerekli önlemlerin alınması bakımından yeterli olmadığı,

(5) Alınan Önlemlerin, Projenin Bütünlüğü, Seçilen Yer İle Teknolojik Alternatifler Birlikte Değerlendirildiğinde, Projenin Uygulanmasının İzlenmesi Ve Kontrolünde Sürdürülecek Çalışmalarla Alınacak Önlemlerin İlgili Mevzuat ve Bilimsel Esaslara Göre Kabul Edilebilir Düzeylerde Olup–olmadığı Konusunun Değerlendirilmesi Bakımından; Dava konusu Karabük İli, Yenice İlçesi, Şimşir Deresi üzerinde gerçekleştirilecek Regülatör Alanı, Santral Alanı, İletim Hattı, Cebri Tünel, Yükleme Havuzu ve Beton Santral Alanından oluşan HES Projesinin uygulama–denetim–izleme süreçleri ile alınacak önlemler konusunda ÇED Nihai Raporu içeriğinde inşaat aşaması ve işletme aşaması izleme programları ile acil eylem planı olmak üzere uygulama–izleme ve denetim ile müdahale süreçlerinin tanımlandığı, İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik esas olmak üzere Acil Eylem Ekibi görev sorumluluklarına ilişkin programın tanımlandığı, güncelleme–yenileme süreçleri ile doğal afetler konusunda önlem ve tedbirlerin belirlendiği, Acil Eylem Planı ve Acil Müdahale Ekibinin oluşturulduğu, ancak, İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi esas olmak üzere tahliye yöntemleri konusunda gerekli–yeterli öngörü–açıklamalar yapılmadığı, devamla, Proje Alanı Yer Seçimi ve Alternatifler bakımından doğal yaşam (Flora–Fauna) ile topografik–jeolojik–meteoroloji veriler bakımından olası alternatiflere ilişkin yeterli çalışmalar yapılmadığı, bilimsel ve teknik bir gerekçe ya da zorunluluk–gerekliliklerin ifade edilmediği, jeolojik yapı itibarıyla bölgenin kendine özgü Jeolojik Formasyonları bağlamında inşaat–imalat ve patlatma işlemlerinde toprak kayması–heyelan ve kaya düşmesi risklerinin yüksek olduğu, bu çerçevede, alınan önlemler ve teknolojik alternatifler ile birlikte değerlendirilirse, yeterli–gerekli teknik–bilimsel araştırma ve öngörüler yapılmadığı, bu yönüyle, kabul edilir nitelikte olmadığı,

(6)Dava Konusu İmar Planı İşlemlerinin, Planlama Esasları–şehircilik İlkelerine Uygun Olup–olmadığı Konusunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak hazırlanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının; İmar Planlarının Enerji Sektörü bağlamında “üst ölçekli planlar” ile ilişkisinin kurulmadığı, bu yönüyle, üst ölçekli planlar niteliğindeki Batı Karadeniz Bölge Planı (Zonguldak–Karabük–Bartın) ile Zonguldak–Bartın–Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına ilişkin değerlendirmeler yapılmadığı, bu açıdan, Üst Ölçekli Plan Kararları İle İlişkilendirilmediği, bu açıdan, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, Genel planlama esasları başlıklı 7. maddesi, (1). fıkrası, (c) ve (ğ) bentleri ile Mekânsal planlama kademeleri 6. maddesi, 2. fıkrası içerikleri esas olmak üzere “Kademeli Birliktelik İlkesi” bağlamında ilgili mevzuat açısından uygun–tutarlı olmadığı, İmar Planları konusunun sektörel içeriği ile Planlama Alanının doğal karakteri bağlamında Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği bağlamında ifade edilen Eşik Analizine ilişkin değerlendirmeler yapılmadığı ve Eşik Sentezi oluşturulmadığı, Aynı Yönetmelik, İmar Planı Esasları bağlamında ifade edilen doğal, jeolojik ve afet durumuna ilişkin verilerin değerlendirilmediği, bu açıdan, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, Eşik analizi başlıklı 22. maddesi, (1), (2) ve (3) fıkrası içerikleri esas olmak üzere “Plan Yapım Sürecine ilişkin Zorunlu Analitik Araştırmalar” bağlamında ilgili mevzuat açısından uygun–tutarlı olmadığı,

(7)Dava Konusu İmar Planı İşlemlerinin, Kamu Yararı Ve Hizmet Gereğinin Karşılanması İlkesi Açısından Uygun Olup–olmadığı Konusunun Değerlendirilmesi Bakımından; Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli işlevsel kullanım kararına ilişkin olarak Plan Raporu ve Plan Notlarında gerek yakın çevre doğal kaynak ve değerler üzerindeki olumlu/olumsuz etkilerine ilişkin kararlar gerekse oluşturulacak hizmet/enerji üretiminin bölgesel/yerel düzeyde toplumsal–ekonomik faydasına ilişkin açıklama ve değerlendirmeler olmadığı, bu açıdan, üretilecek toplam faydanın/hizmetin yaygın etkisi ve katma değerinin belirsiz olduğu, devamla, Plan Raporu içeriğinde plan gerekçesinin bilimsel–nesnel ve teknik gerekçelere dayandırılmadığı, eşik analizi–sentezi yapılmadığı, dolayısıyla, imar planı esaslarına uygun hazırlanmadığı, bu yönleriyle, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, 7. maddesi, 1. fıkrası içeriğinde ifade edilen “Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır” hükmü esas olmak üzere kamu yararı ve hizmet gereğinin karşılanması ilkesi bakımından uygun–tutarlı olmadığı” görüşlerine yer verilmiştir.

Yukarıda özetlenen ve taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna müdahil(davalı) vekili tarafından itiraz edilmiş ise de,bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel açıdan yeterli olduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının, çevresel kaynak ve değerler ile ekolojik dengenin bozulmasına yönelik olası risk ve tehditler açısından uygun olmadığı, korunması gerekli bitki türlerinin habitat bütünlüğü ve biyolojik çeşitliliği bakımından risk altında olacağı, yabani hayvanları ve yabani yaşamı olumsuz etkileyeceği, Zonguldak–Bartın–Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında Yenice Ormanları ve yakın çevresinin doğal çevre koruma statüsü öngörülen alanlar olarak belirlenerek, bilimsel çalışmalar esas olmak üzere fiziksel sınırlarının belirlenerek, koruma altına alınacağının belirtildiği, ancak, İmar Planı Açıklama Raporu ve Plan Notları/Hükümleri içeriğinde koruma statüsü bakımından koruma–kullanma koşullarına ilişkin hüküm ve değerlendirmeler bulunmadığı, aynı şekilde dava konusu İmar Planlarının Planlama Alanı olan Şimşir Deresinin önemli bitki alanı olarak Yenice Ormanları ile bütünlük göstermesi bakımından plan notları içeriğinde koruma statüsü bakımından koruma–kullanma koşulları ile gelecekteki olası risk ve tehditler açısından ilgili mevzuat esas olmak üzere gerekli değerlendirmelerin yapılmadığı, plan açıklama raporunda doğal veriler olarak meteorolojik veya iklimsel verilen değerlendirilmediği, doğal ve fiziksel verilere ilişkin eşik analizi hazırlanmadığı, imar planlarının enerji sektörü bağlamında üst ölçekli planlar ile ilişkisinin kurulmadığı, dolayısıyla planların kademeli birliktelik ilkesine uygun olmadığı, İmar Planları konusunun sektörel içeriği ile planlama alanının doğal karakteri bağlamında Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği bağlamında ifade edilen eşik analizine ilişkin değerlendirmeler yapılmadığı ve eşik sentezi oluşturulmadığı,doğal, jeolojik ve afet durumuna ilişkin verilerin değerlendirilmediği, bu nedenle plan yapım sürecine ilişkin zorunlu analitik araştırmalarbağlamında ilgili mevzuat açısından uygun olmadığı, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli işlevsel kullanım kararına ilişkin olarak plan raporu ve plan notlarında gerek yakın çevre, doğal kaynak ve değerler üzerindeki olumlu/olumsuz etkilerine ilişkin kararlar gerekse oluşturulacak hizmet/enerji üretiminin bölgesel/yerel düzeyde toplumsal–ekonomik faydasına ilişkin açıklama ve değerlendirmeler olmadığı, nihayetinde dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, hukuka aykırılığı tespit edilen işlemin uygulanmasına devam edilmesi halinde HES projesinin çevre üzerinde oluşturacağı olumsuz etkinin telafisinin mümkün olmayacağı açıktır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, 02/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

BERKAN AYTURAN

138927

 

Üye

SERKAN TÜZÜN

195224

 

Üye

ONUR AKBAŞ

182163

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.