Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) arasında, ayıklanmamış kömür, işlemden geçen kömür ürünleri ile yıkama atıklarında nadir toprak elementi elde edilmesine yönelik araştırma geliştirme çalışması yapılması amacıyla protokol imzalandı.
Protokol kapsamında, ileri teknoloji ürünlerinde kullanılan nadir toprak elementleri, maden ocağından yeni çıkarılan ayıklanmamış kömür ile lavuar işlemlerinden sonra elde edilen yıkanmış ve yanmış kömür bünyesinde araştırılacak.
Kömür ürünlerine ait atıklar da AR-GE çalışmaları kapsamında incelenecek, düşük kömürleşme derecesine sahip, kül oranı yüksek ve ısıl değeri düşük Zonguldak kömürü ürünlerinde karbon ve nadir toprak elementi içeriği belirlenecek.
Ardından uygulanacak ön zenginleştirme işlemleriyle organik ve inorganik malzeme ayrımı yapılacak, karbon içeriğinin olası işlemlerde oluşturabileceği sorunlar giderilerek maliyeti düşük nadir toprak elementi kazanım modeli oluşturulacak.
– “Bölgeye katma değer sunacaktır”
Protokole ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Yılmaz, nadir toprak elementleri konusunun son dönemde siyasi gündemde yer alsa da bilim insanları tarafından uzun yıllardır çalışılan bir alan olduğunu söyledi.
Yılmaz, 1975 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından Eskişehir’in Beylikova ilçesinde rezerv tespit edildiğini anımsatarak, aynı yerde pilot tesis olduğunu belirtti.
TTK ve TENMAK arasında imzalanan sözleşmenin ve yapılacak çalışmanın önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Özellikle ikincil kaynaklar dediğimiz kaynakların araştırılması söz konusu. ‘Kömürün bünyesinde veya atıklarında nadir toprak elementleri bulabilr miyiz?’ çerçevesinde AR-GE çalışmasına yönelik proje imzalandığını biliyoruz. İnşallah bu tür şeyler bulunursa bölgeye de katma değer sunacaktır diye düşünüyorum. Aynı zamanda atıkların değerlendirilmesi açısından da bu konuyu önemsiyorum.” diye konuştu.
Nadir toprak elementlerinin enerji sektöründen enerji depolamaya, ileri teknolojilerden cep telefonlarına kadar günlük yaşamın birçok alanında kullanıldığını anlatan Yılmaz, ABD ve Çin başta olmak üzere birçok ülkenin bu alanda çalışmalar yürüttüğünü, Türkiye’de de ETİ Maden, TENMAK ve MTA bünyesinde araştırmalar yapıldığını kaydetti.
Araştırma sırasında nadir toprak elementinin bulunabileceği yerlerle ilgili konuşan Yılmaz, “Kömürün kendi bünyesinde olabilir. Kömürün atıklarında ve kül birleşiklerinde olabilir. Bununla cevher hazırlama dediğimiz atıklarında ve uçucu kül dediğimiz, kömür yandıktan sonra oluşan ince toz kalıntıların da araştırılmasına gerek vardır diye düşünüyorum.” dedi.
Yılmaz, nadir toprak elementinin bulunmasının kömürün üretimini paralel bir şekilde etkileyeceğine değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kömürün direkt bünyesine vardır demek de biraz soru işareti. Bunun biraz araştırılması gerekiyor. ‘Kömürü yakalım, bunun külüne bakalım’ demek de doğru bir yaklaşım değil ancak bunun belli bir araştırmadan geçmesi gerekir. Laboratuvar ölçekli araştırmaların yapılması ve yavaş yakılması lazım. Daha sonra belli bir kalıntının ortaya çıkması ve bunların analiz edilmesi gerekiyor. Diğer tarafta ‘şist’ dediğimiz kömürün killi yapılarında da bakılması gerekiyor çünkü birincil yataklarda genel olarak kireçli yapılara sahibiz. Buralarda aranmaz ama TENMAK ve TTK arasında ikincil yataklar dediğimiz bölgeler söz konusu. Buralara, atıklara ve kömürün kendi bünyesine bakılacaktır.”
