KAR VE SEVGİ…
Çeyrek asırlık gazetecilik yaşamamızda zaman zaman yazdığımız bazı yazıların ucu bazen ister istemez zülfikara dokunuyor. Dokununca da hoplayanlar, zıplayanlar yanlış algılayanlar oluyor.
Güzel ülkemizin dört bir yanı karlarla kaplanmışken, her taraf bembeyaz tertemiz olmuşken bu kez de sevgiden, sevdadan söz edelim biraz da.. İnsanlarda sevgi denilen en güzel duygu doğduktan hemen sonra başlar. İlk sevgimizi annemize duyarız. Onun tertemiz sütünü emerken O’na karşı duyduğumuz sevgi sevgilerin en yücelerinden biridir. Biraz büyüyüp aklımız erdikten sonra, hangi dine mensupsak o dinin inancı gereği tanrıya olan sevgimiz başlar. Bu kutsal bir sevgidir ve ömür boyu sürer.
Kadın ya da erkek biraz daha serpilip büyüdükçe karşı cinse karşı sevgi duymaya başlar. Aşık olur, sever sevgisi arttıkça sevdalanır. Sevmek duyguların en güzelidir. Sevdalanmakta öyle.. Ama, her ikisi de zaman zaman acı verir. Seversin, sevdalanırsın karşı cinsin bazen bundan haberi bile olmaz. Bazen sevdiğinden, sevdalandığından çok uzaklarda olursun acıların en büyüğünü yaşarsın. Eğer karşı tarafında sana karşı sevgisinden, sevdasından eminsen her şeye katlanırsın. İçindeki sevgin sevdan her geçen gün katlanarak büyür. Yarın bugünkünden çok daha seveceğini düşündükçe mutluluğun artar.
Ülkemizin, bölgemizin dört bir yanını bembeyaz kar kaplamışken biraz da sevgiden, sevdadan söz edelim zülfikara fazla dokunmayalım istedik.
Kar mikropları temizler. Kar her tarafı tertemiz bembeyaz bir örtü ile kaplar, bizim de Kar ve Sevgi üzerine olan bu yazımız belki başka şeyleri kaplamış olur. Tertemiz bir Karabük, tertemiz bir ülke için zaman zaman kar yağması, Kar ve Sevgi üzerine bu tür yazıların da yazılması gerekiyor demek ki…!
Mehmet Çetinkaya 2012-01-30 19:45:51
Bu Yazıyı Okuyan 299. Kişisiniz.  |