WhatsApp Hattı:
Frekans Bilgileri: TÜRKSAT 4A Frekans:12265 Polarizasyon:Vertical(Dikey) Sembol Rate 27500 FEC: 5/6
SON DAKİKA

8 Kasım Ruhu…

Bu haber 08 Kasım 2019 - 17:40 'de eklendi ve 2.114 kez görüntülendi.

Ülkelerin, şehirlerin önemli tarihleri vardır. 4 Temmuz Amerika için,  29 Ekim Türkiye için ne kadar önemliyse, Karabük için de 3 Nisan ve 8 Kasım o kadar önemlidir.

3 Nisan Karabük’te yaşayan herkes tarafından bilinmektedir. 3 Nisan 1937 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleri ile dönemin Başbakanı İsmet İnönü, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak, dönemin Bakanları ve ileri gelen bürokratları bizzat Karabük’e gelerek Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın temelini atmış ve 13 hanelik bir köy olan Karabük bugün genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 78.  İli haline gelmiştir.

3 Nisan 1937’de temelleri atalın Karabük Demir Çelik fabrikaları 10 Eylül 1939 tarihinde ilk Türk demirini üretmiş ve ardından da Karabük genç Cumhuriyetin inşaasında çok önemli rol üstlenmiştir. Barajlar, köprülerin yanı sıra yeni yeni fabrikaların yapımında Demir Çelik fabrikamız öncü rol oynamış, haklı olarak “Fabrikalar Kuran Fabrika” unvanını almıştır.

1940’lı yıllardan 1980’li yıllara kadar yaklaşık 40 yıl Karabük Demir Çelik fabrikaları altın çağını yaşamış, 13 hanelik köy olan Karabük Türkiye’nin en modern şehirlerinden biri haline gelmiştir. Karabük Demir Çelik fabrikaları için 1980’li yıllar sıkıntılı geçmiş, 1990’lı yıllara gelindiğinde de artık dönemin hükümeti tarafından Türk ekonomisinin sırtında adeta bir kambur olarak görülmeye başlanmıştır. Tansu Çiller’in Başbakan, Murat Karayalçın’ın da Başbakan Yardımcısı olduğu DYP-SHP hükümeti tarafından meşhur 5 Nisan 1994 ekonomik kararları açıklandığında, “KARABÜK DEMİR ÇELİK FABRİKALARININ YIL SONUNA KADAR KAPATILMASI” kararı, Karabük’e adeta atom bombası gibi düşmüş, şehirde panik havası oluşturmuştur.

Karabük halkı, Kardemir emekçileri ve onların örgütlü bulunduğu Öz Çelik İş Sendikası, sanayicisi, esnafı, öğretmeni, öğrencisi, sivil toplum kuruluşları ve top yekun olarak alınan bu karara tepki göstermiş, aylar süren mücadelenin ardından 8 Kasım 1994 tarihinde “HAYATI DURDURMA” eylemi yaparak, Dünyada belki de ilk göz görülen, duyulan bir eylemi gerçekleştirmiştir. Bu eylemin başta Kardemir emekçileri olmak üzere, dönemin sanayicileri, esnafları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları velhasıl Karabük halkı hepsi de birer birer kahramanıdır. Biz de o günleri yaşayan; Karabük halkının şanlı 8 Kasım direnişini Türkiye ve Dünya kamuoyuna duyaran bir gazeteci olarak olayan en yakın tanıklarından biriydik. Her zaman belirttiğimiz gibi, Karabük bugünlere geldiyse şanlı 8 Kasım direnişi ve Hayatı Durdurma eylemi sayesinde gelmiştir. 8 Kasım aynı zamanda Karabük ve Karabüklülük ruhunun oluştuğu gün olarak Karabük tarihine geçmiştir.

Ve, Türkiye çapında hatta Dünya da ses getiren bu eylemin ardından, Karabüklüler dönemin hükümetine ve devletimize şu net mesajı vermiştir. “Devlet olarak çalıştırılamıyorsa, biz Karabük halkı olarak Demir Çelik fabrikamıza sahip çıkar kapattırmayız, bacalarımızı tüttürürüz. “ Öyle de oldu, dönemin hükümeti Devletin sırtına kambur olarak gördüğü Demir Çelik fabrikalarını çalışanlara ve  yöre halkına sembolik bir rakam ile 1 Tl’ye verdi.

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN ŞEHİRDİR KARABÜK

5 Nisan 1994 ekonomik kararları açıklanırken, adeta üzerine Atom Bombası atılan, yerle bir olan Karabük, 8 Kasım ruhu ile yeniden canlanmış, adeta küllerinden yeniden dirilmiştir. Yediği bu büyük darbenin ardından önce fabrikasına dört elle sarılmış, sahip çıkmış her türlü zorluğu yenerek o dönemlerde 500-600 bin ton olan yıllık üretimini yaklaşık 7 kat arttırarak 3.5 milyon tona çıkarmış, hem bölge hem de ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlamaya başlamıştır. O dönemde ilçe olan Karabük, 6 Haziran 1995 tarihinde Türkiye’nin 78. İli olmuş, 13 hanelik köy olan Karabük 250 bin nüfuslu il haline gelmiştir. 29 Mayıs 2007 tarihinde de uzun yıllar hayal ettiği üniversitesine kavuşmuştur. Karabük Üniversitemizde bugün 55 bin dolayında Türk, 7 bin dolayında da çeşitli uluslardan misafir öğrenci öğrenim görmekte olup, sanayinin yanı sıra Karabük bir üniversite kenti haline gelmiştir.

8 KASIM RUHUNU DİRİ TUTMALIYIZ…

Tıpkı insanlar gibi şehirlerin de ruhu vardır. Ruhunu kaybeden insanlar nasıl çökerlerse, şehirler de ruhunu kaybederse geriye gider, çöker. İşte bu yüzden, Karabük’te öncelikle 3 Nisan ruhunu, ardından da küllerinden yeniden doğmamızın başlangıcı olan 8 Kasım 1994 ruhunu hep diri tutmalıyız. Bizler 8 Kasım 1994 tarihini yaşayan BRTV ailesi olarak o ruhu, diri tutmaya ve gelecek kuşaklara anlatmaya kararlıyız. Zaman zaman Kardemir ile ilgili kaygılar oluşuyor. Hiç kimse endişe etmemelidir, Karabük’ün birlik beraberliği ile ve daha da önemlisi 8 Kasım ruhu ile üstesinden gelemeyeceği sorun yoktur. Kaldı ki, devletimizin de gözü, kulağı küllerinden yeniden doğan Karabük’ün dev sanayi kuruluşu, ülkemizin yüz akı Kardemir’in üzerindedir.

Bu duygularla 8 Kasım 1994 tarihinde “Hayatı Durdurma” eylemini gerçekleştiren tüm Karabüklüleri saygı ile selamlıyor, aramızdan ebediyete intikal edenlere rahmet, sağ olanlara da sağlık ve mutluluklar diliyoruz..

Mehmet Çetinkaya
Mehmet Çetinkayamehmet@brtv.com.tr
Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu mezunudur. Gazeteciliğe Karabük'te Batı Karadeniz Ekspres Gazetesi'nde başlamıştır. 29 Mart 1996 tarihinde BRTV ile televizyon ve radyo yayıncılığına sektörüne girdi. 18 yıla yakın karasal yayıncılığın ardından; BRTV yayınları günümüzde milli uydumuz Türksat'ın kapsama alanındaki 70 dolayında ülkeden izlenmektedir. BRTV bölgemizin Dünya ya açılan penceresi olarak bilinirken, Mehmet Çetinkaya'da çeyrek asırdan bu yana Dünyayı gezmekte ve gittiği ülkeler ile ilgili yayınladığı gezi notları ile tanınmaktadır. Evli ve 2 çocuk babasıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.