WhatsApp Hattı:
Frekans Bilgileri: TÜRKSAT 4A Frekans:12265 Polarizasyon:Vertical(Dikey) Sembol Rate 27500 FEC: 5/6
SON DAKİKA

Güneş “Ahilik, Anadolu Türk’üne Minnetsiz Yaşama Ruhu Kazandırmıştır”

Bu haber 03 Mart 2021 - 18:55 'de eklendi ve 2.191 kez görüntülendi.

AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş TBMM’de 2021 “Ahi Evran Yılı” ile ilgili basın toplantısı düzenledi. 13. yüzyıldan itibaren Ahilik kültürünün Anadolu coğrafyasında çok önemli etkiler bıraktığına değinen Güneş, Ahiliğin sosyal adaleti sağlama konusunda yapmış olduğu çalışmalara vurgu yaptı. Güneş “Ahilik, Anadolu Türk’üne; alın teri ile geçinme, kendine güvenme ve minnetsiz yaşama ruhu ve yeteneği kazandırmıştır” dedi.
Dünya Miras şehri Safranbolu’nun ahilik ve loncalık geleneğini bugün de devam ettirdiğine değinen Güneş, Safranbolu’nın yüzyıllar boyunca bu ahlaki değerlerin, toplumsal öğretilerin ve ekonomik zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu aktardı.

Güneş’in açıklamasının tam metni
“Bildiğiniz üzere 2021 yılı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ahi Evran Yılı olarak ilan edildi. Yine Unesco tarafından da 2021 yılı Ahi Evran Anma ve Kutlama Yılı olarak kabul edildi.
Ahi Evran, Ahilik teşkilatının Anadolu’daki kurucusu, ahilerin reisi ve debbağların yani derici esnafının piri olarak bilinmektedir.

Anadolu’da ilk olarak Kayseri’ye yerleşerek bir debbağ atölyesi kuran Ahi Evran, Ahi Teşkilatını devletin himaye etmesiyle Ahiliği tüm Anadolu’ya yaymıştır.

Değerli arkadaşlar, Ahilik, 12. yüzyıldan itibaren Anadolu’da, Balkanlarda ve Türkistan’da yaşamış ecdadımızın sanat ve meslek alanlarında yetişmelerini, ahlaki yönden gelişmelerini sağlayan çok önemli bir sivil toplum kurumudur.
Anadolu coğrafyasında 1200 lü yıllardan itibaren sosyal hayata tesir etmeye başlayan Ahilik; bilginin hikmetle, ticaretin ahlakla buluştuğu ve temeli yüzyıllar öncesinde atılmış, önemli bir esnaf örgütüdür.
Ahi Evran Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasına kendisini adamış Alperenlerdendir.
Ahilerin ve Ahiliğin amacı; zenginle fakiri, üretici ile tüketiciyi, emek ile sermayeyi, halk ile devlet arasında iyi ve sağlam ilişkiler kurarak “sosyal adaleti” gerçekleştirmektir.

Ahilik, insanların her yönden yetişmelerini sağlayan özünde bir “Ahlak Mektebi”dir.
Ahilik demek kardeşlik ve hoşgörü demektir, karşılıklı saygı ve sevgi demektir, yardımlaşma ve dayanışma demektir, ticarette dürüstlüğü ilke edinmek demektir,

Ahilik sözünde durmak, daima hakkı savunmak ve hakikati söylemek gibi erdemler demektir.
Ahilik, Anadolu Türk’üne; alın teri ile geçinme, kendine güvenme ve minnetsiz yaşama ruhu ve yeteneği kazandırmıştır. Ahilik yardımseverliğin ve ahlâkın uyumlu bir birleşimidir.
Sosyal ve ekonomik toplum ilişkilerini böylesine mükemmel bir biçimde düzenleyen bir kurum, dünyanın hiç bir yerinde bugün dahi kurulamamıştır.

Bu özelliklerinden dolayı da bu örgütlenme Türk zekâsının ve dehasının şaheser bir ürünüdür.
Son bir yıldır dünyada ve ülkemizde salgın süreci yaşamaktayız. İnsanlığın Ahiliğin nakış nakış; doğruluğun, cömertliğin, tevazunun ve kanaatkar olma gibi değerlerin uygulanmasına ihtiyaç duymaktadır..
Toplumsal ilişkilerimizde, ekonomik yaşantımızda bu hassas değerlere bir kez daha sarılmak geleceğimizin sağlam temellere dayanması açısından önem arz etmektedir. Bu bakımdan “Geleneği olmayanın geleceği de olamaz” sözünü iyi anlamalıyız.

Günümüzün Ahileri olarak gördüğümüz kıymetli esnaf ve sanatkârlarımızla el ele vererek ülkemizin ekonomisini güçlendirmeye, ülkemizi her alanda geliştirmeye devam etmeliyiz.
Değerli arkadaşlar Vekili olduğum Karabük ilinin ve Türk İslam şehirlerinin Anadolu’daki en güzel örneklerinden olan Safranbolumuz da yüzyıllar boyunca bu ahlaki değerlerin, toplumsal öğretilerin ve ekonomik zenginliğin merkezlerinden biri olmuştur.

18. Yüzyılda yaşamış Safranbolulu Sadrazam İzzet Paşa’nın vakfiyesindeki iktisadi iş bölümlerinden;
Demirciler, Semerciler, Boyacılar, Saraçlar, Çaputcular, Pamukçular, Kasaplar, Terziler, Sebzeciler , Kuyumcular, Fırıncı ve Mezbahaneler, Safranbolu’daki ticari hayatın o dönemde ne denli canlı ve zengin olduğunu göstermektedir. Bugün dahi Safranbolu sokaklarında Ahilik ve Lonca değerleri yaşamaktadır.

Safranbolu’da Ahiliğin geleneksel el sanatlarından olan demircilik, bakırcılık, kalaycılık, debbağlık, yemenicilik ve bastonculuk Arasta Çarşısı ve çevresindeki dükkânlarda halen icra edilmektedir.

Günümüzde halen bu mesleklerin geçerliliği devam etmektedir. Bölgemize ekonomik ve kültürel açıdan da kazançlar sağlamaktadır.

Kıymetli ecdadımızın bizlere bıraktığı maddi miras, Türk Mimarisinin eşsiz özelliklerini taşıyan her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Safranbolu evleri ve çarşısıdır.
Manevi mirası da bu evlerin ve çarşıların arasında yaşayan ahlaki değerlerdir.

Küreselleşmenin de etkisiyle birbirine tıpa tıp benzeyen şehirlerin ve kültürlerin ortaya çıkması, şimdiye kadar bahsettiğim hususları halen muhafaza eden yerleşim yerlerini ön plana çıkarmıştır.
Küreselleşen şehirlerin yanında geçmişini de korumayı başarabilmiş Safranbolu gibi eşsiz yerleşimler, farklı özellikleri ile birer cazibe noktası olarak turizm merkezleri haline gelmeyi başarmışlardır.
Geçmişimize daha çok sahip çıkarak geleceğimizi güçlendirmek bu topraklarda yaşayan her vatandaşın bir görevidir diye düşünüyorum.
Değerli basın mensupları Günümüzde Ahiliği ve Ahi Evranı anlamaya büyük bir ihtiyaç vardır.
Ahi Evranın doğumunun 850. Yılı olan 2021 de Unesco tarafından anma ve kutlama yılı olarak kabul edilmesi önemlidir. Ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da 2021 yılını “Ahi Evran Yılı” olarak belirlemesi ayrıca önem arzetmektedir taşımaktadır.

Son olarak, Ahi Evranı bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyor ve 2021 Ahi Evran Yılının hayırlı olmasını ve verimli geçmesini temenni ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli basın mensupları hepinizi en içten dileklerimle selamlıyorum.
Bildiğiniz üzere 2021 yılı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ahi Evran Yılı olarak ilan edildi. Yine Unesco tarafından da 2021 yılı Ahi Evran Anma ve Kutlama Yılı olarak kabul edildi.
Ahi Evran, Ahilik teşkilatının Anadolu’daki kurucusu, ahilerin reisi ve debbağların yani derici esnafının piri olarak bilinmektedir.

Anadolu’da ilk olarak Kayseri’ye yerleşerek bir debbağ atölyesi kuran Ahi Evran, Ahi Teşkilatını devletin himaye etmesiyle Ahiliği tüm Anadolu’ya yaymıştır.

Değerli arkadaşlar, Ahilik, 12. yüzyıldan itibaren Anadolu’da, Balkanlarda ve Türkistan’da yaşamış ecdadımızın sanat ve meslek alanlarında yetişmelerini, ahlaki yönden gelişmelerini sağlayan çok önemli bir sivil toplum kurumudur.
Anadolu coğrafyasında 1200 lü yıllardan itibaren sosyal hayata tesir etmeye başlayan Ahilik; bilginin hikmetle, ticaretin ahlakla buluştuğu ve temeli yüzyıllar öncesinde atılmış, önemli bir esnaf örgütüdür.
Ahi Evran Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasına adamış Alperenlerdendir.
Ahilerin ve Ahiliğin amacı; zenginle fakiri, üretici ile tüketiciyi, emek ile sermayeyi, halk ile devlet arasında iyi ve sağlam ilişkiler kurarak “sosyal adaleti” gerçekleştirmektir.
Ahilik, insanların her yönden yetişmelerini sağlayan özünde bir “Ahlak Mektebi”dir.
Ahilik demek kardeşlik ve hoşgörü demektir, karşılıklı saygı ve sevgi demektir, yardımlaşma ve dayanışma demektir, ticarette dürüstlüğü ilke edinmek demektir. Ahilik sözünde durmak demektir.
* Daima hakkı savunmak ve hakikati söylemek gibi erdemler demektir.
Ahilik, Anadolu Türk’üne; alın teri ile geçinme, kendine güvenme ve minnetsiz yaşama ruhu ve yeteneği kazandırmıştır.

Yardımseverliğin ve ahlâkın uyumlu bir birleşimidir.
Sosyal ve ekonomik toplum ilişkilerini böylesine mükemmel bir biçimde düzenleyen bir kurum, dünyanın hiç bir yerinde bugün dahi kurulamamıştır.
Bu özelliklerinden dolayı da bu örgütlenme Türk zekâsının ve dehasının şaheser bir ürünüdür.
Ahilik teşkilatı, Anadolu’da bugün bile izlerini sosyal hayatta gördüğümüz ve uygulanmasını daha çok istediğimiz bir yapılanmadır.

Özetle Ahiliği bütün çalışan ve üretenlerin temsil noktası olarak anlamamız gerekmektedir. Son bir yıldır dünyada ve ülkemizde yaşadığımız salgın sürecinde bu topraklarda nakış nakış işlenen ahlaki değerlerin, doğruluğun, cömertliğin, tevazunun ve kanaatkar olma gibi değerlerin bir kez daha hatırlanmasını ve daha çok uygulanmasını gerekli kılmıştır. Toplumsal ilişkilerimizde, ekonomik yaşantımızda bu hassas değerlere bir kez daha sarılmak geleceğimizin sağlam temellere dayanması açısından önem arz etmektedir. Bu bakımdan “Geleneği olmayanın geleceği de olamaz” sözünü iyi anlamalıyız.

Günümüzün Ahileri olarak gördüğümüz kıymetli esnaf ve sanatkârlarımızla el ele vererek ülkemizin ekonomisini güçlendirmeye, ülkemizi her alanda geliştirmeye devam etmeliyiz.
Değerli arkadaşlar Vekili olduğum Karabük ilinin ve Türk İslam şehirlerinin Anadolu’daki en güzel örneklerinden olan Safranbolumuz da yüzyıllar boyunca bu ahlaki değerlerin, toplumsal öğretilerin ve ekonomik zenginliğin merkezlerinden biri olmuştur.

18. Yüzyılda yaşamış Safranbolulu Sadrazam İzzet Paşa’nın vakfiyesindeki iktisadi iş bölümlerinden;
Demirciler, Semerciler, Boyacılar, Saraçlar, Çaputcular, Pamukçular, Kasaplar, Terziler, Sebzeciler , Kuyumcular, Fırıncı ve Mezbahaneler, Safranbolu’daki ticari hayatın o dönemde ne denli canlı ve zengin olduğunu göstermektedir. Bugün dahi Safranbolu sokaklarında Ahilik ve Lonca değerleri yaşamaktadır.

Safranbolu’da Ahiliğin geleneksel el sanatlarından olan demircilik, bakırcılık, kalaycılık, debbağlık, yemenicilik ve bastonculuk Arasta Çarşısı ve çevresindeki dükkânlarda halen icra edilmektedir.
Günümüzde halen bu mesleklerin geçerliliği devam etmektedir.
Bölgemize ekonomik ve kültürel açıdan da kazançlar sağlamaktadır.

Kıymetli ecdadımızın bizlere bıraktığı maddi miras, Türk Mimarisinin eşsiz özelliklerini taşıyan her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Safranbolu evleri ve çarşısıdır.
Manevi mirası da bu evlerin ve çarşıların arasında yaşayan ahlaki değerlerdir.

Küreselleşmenin de etkisiyle birbirine tıpa tıp benzeyen şehirlerin ve kültürlerin ortaya çıkması, şimdiye kadar bahsettiğim hususları halen muhafaza eden yerleşim yerlerini ön plana çıkarmıştır.
Küreselleşen şehirlerin yanında geçmişini de korumayı başarabilmiş Safranbolu gibi eşsiz yerleşimler, farklı özellikleri ile birer cazibe noktası olarak turizm merkezleri haline gelmeyi başarmışlardır.
Geçmişimize daha çok sahip çıkarak geleceğimizi güçlendirmek bu topraklarda yaşayan her vatandaşın bir görevidir diye düşünüyorum.

Günümüzde Ahiliği ve Ahi Evranı anlamaya büyük bir ihtiyaç vardır.
Ahi Evranın doğumunun 850. Yılı olan 2021 de Unesco tarafından anma ve kutlama yılı olarak kabul edilmesi önemlidir. Ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da Ahi Evran yılı olarak belirlemesi ayrıca kıymet taşımaktadır.

Son olarak, Ahi Evranı bir kez daha rahmetle anıyor, 2021 Ahi Evran Yılını kutluyorum” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.