Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Karabüklüler Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Ali Şahin, BRTV’ye özel açıklamalarda bulundu. Şahin, Ankara Karabüklüler Vakfı’nın çalışmalarına ilişkin bilgi vererek, özellikle öğrencilere burs sağlama konusunda vakfın hedeflerine dikkat çekti.
Şahin, vakfın imkanları doğrultusunda mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye burs vermeye çalıştıklarını belirterek, “Vakıf faaliyetlerimiz ön gördüğümüzün altını da tempo olarak devam ediyor çünkü mesela daha fazla öğrenciye burs vermeliyiz imkanlarımız ne kadar el veriyorsa o kadar öğrenciye veriyoruz çünkü deyimi sordum ne kadar öğrenciye şey diye başvurdu burs için diye 200 öğrenci başvurdu dediler bakalım onun yarısını verebilecek miyiz? Şu andaki potansiyelimiz yarısını bile vermeye müsait değil peki kim veriyor borçları biz veriyoruz vakıf mütevelli ediyorlar bizler veriyoruz kendimize veriyoruz.”
Bursların 8 ay boyunca okullar açık olduğu sürece verildiğini söyleyen Şahin, “Birtakım iş adamlarımız var Karabük’te olup Ankara’da faaliyette bulunan ondan rica ediyoruz onlar da diyor ki bu ayki bursu ben vereyim. 8 ay burs veriyoruz biz okullar açık olduğu sürece işte önce ben veriyorum sonra diğer arkadaşlarımız veriyor. Buranında ayrıca masrafları var tabii aidat ödüyoruz ayrıca ama zaten vakıf bu demek vakıf belli bir amacı gerçekleştirmek için o vakfın kurucularının imkanlarını bu amaç için tahsis etmesidir yoksa burası faydalanılan kar güldüren maaşlı bir yer değil yani cebinden bir şeyler vereceksin kendi imkanlarından bir kısmını buraya tahsis edeceksin ki burası vakıf olsun sende vakıf ol. Elimizden geldiği kadar arkadaşlarımıza katkısı alıyorlar birlikte yürütmeye çalışıyoruz”
Karabük Tanıtım Günleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Şahin, etkinliğin vakıf toplantılarında zaman zaman gündeme geldiğini ancak henüz net bir karar alınmadığını söyledi.
Böylesi bir organizasyonun ciddi masraflar gerektirdiğine dikkat çeken Şahin, “Henüz bir karar vermedik ancak zaman zaman bizim toplantılarımızda gündeme geliyor “acaba yeniden bir Karabüklüler günü yapabilir miyiz?” diye. Çünkü böyle bir günü yapmak kolay değil çok ciddi masraflar alıyor bir takım sponsorları değerlendirmeniz gerekiyor bunu bulmak da zorluk çekiyoruz çünkü aşağı yukarı her il bakıyorum özellikle Ankara’da tanıtım günleri yapıyor bu tanıtım günlerini yapan çoğu vakıf veya dernektir. Mutlaka gidiyorlar bir kamu kuruluşuna diyorlar ki “biz böyle bir tadımı yapacağız destek verin” şimdi duyuyorum ki kamu kuruluşlarının büyük birçoğunu artık biz bu tür faaliyetlere destek vermeyeceğiz noktasına gelmişler çünkü her ay bir tanıtım günü olursam onlar da artık bıkmış oluyorlar. O bakımdan bir bakacağız gerçekten bir tanıtım gününü yapmak gücümüzde gerçekleştirebileceğimiz bir faaliyet olacak mı buna bakacağız. Gündemimizden hiçbir zaman çıkmadı geçmişte İstanbul’da da yapmıştık iki defa burada yaptık doğrusu çok da başarılı geçmişti onlar zarar etmedik sponsorlarımız dan aldığımız destekler masraflar düştükten sonra elimizde bir miktar paranın kalmasını sağladı. Bankamızda bir miktar para varsa şu anda o tanıtım günlerinden kalmadır ama onu da harcamıyoruz onu da altına çevirdik bir bankada duruyor. Çünkü olur ya ileride sıkılırsak ancak onu kullanabiliriz diye şimdi kendi yağımızla kendimiz kavramaya çalışıyoruz.”
“Karabük’ün Sorunlarını Genç Milletvekilleri Başarıyla Takip Ediyor”
Karabük’le ilgili değerlendirmelerde bulunana Şahin, Milletvekilliği görevi sona erdikten sonra da Karabük’teki gelişmeleri bir Karabüklü olarak yakından takip ettiğini belirtti. Şahin, “Milletvekilliğim döneminde hemşerilerimizle sık sık bir araya gelirdik. Şimdi bu görevleri genç milletvekili arkadaşlarımız üstleniyor,” dedi.
Şahin, “Karabük ile milletvekili bağım kopunca eski bir milletvekili olarak bir Karabüklü olarak Karabük’te olup bitenleri genelde takip ediyorum. Eskiden milletvekili olduğumda tüm toplantılara katılır hemşehrilerimizle bir araya gelirdik. Şimdi bu görevleri genç arkadaşlarımız yapıyorlar. Milletvekillerinden bilgi alıyorum özellikle Cem ile daha sık görüşüyoruz Karabük’te olup bitenlerle ilgili bizi bilgilendiriyor memnun da oluyorum. Karabük’ün var olan sorunlarını çözme bakımından bakanlıklara düşen kuruluşlara düşen görevleri yerine getirmek için her türlü kurumla sıcak ilişki içerisindeler dostluklar da kurmuşlar memnun olduklarını söylüyorlar. Özellikle Karabük bu tasarruf tedbirleri bağlamında bazı yatırımların askıya alınması işte %50’nin altındaysa işte buraya ödenek aktaracağız şeklindeki karardan sonra ben takip ettim böyle özel kişisel görüşmelerle bazı yatırımlar bakıyorum orada devam ediyor. Hatta Cem’i takip ettim bazı sorunları Cumhurbaşkanımıza da anlatıyor oda bu konularda hep yardımcı oldu şu ana kadar bu tempolarını böyle devam etmesini arzu ediyorum. Ben de memnuniyet duyuyorum gerçekten çünkü gençler, enerjikler kendilerini Karabük’ün gelişmesi ve kalkınması için adeta tahsis etmişler. Ne zaman arasam ya meclisteler ya Karabük’teler. Meclis çalışırken mecliste diğer günlerde de Karabük’teler artık. Cem Karabük’ü ne bilir. Karabük’ün çocuğu değil. Burada evi barkı da yok filan şeklinde birtakım yakınmalar vardı seçimlerde onlar çok geride kaldı onları kimse söyleyemiyor çünkü artık Safranbolulu oldu evet Safranbolu’da oturuyor evi barkı var Karabüklü hemşehrilerimizle daha yakın ilişki içerisinde.”
“Dünya Ateş Hattında, Barışa Her Zamankinden Fazla İhtiyacımız Var”
Karabük’e yönelik özlemini ve dünya gündemine ilişkin endişelerini dile getiren Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin, bir yılı aşkın süredir Karabük’e gelemediğini belirterek, “İlk fırsatta Karabüklü hemşehrilerimizle buluşmak ve hasret gidermek istiyorum,” dedi. Yurtiçi ve yurtdışındaki Karabüklülere selamlarını ileten Şahin, BRTV aracılığıyla tüm hemşehrilerine sevgilerini sundu.
Dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, küresel barışın tehdit altında olduğuna dikkat çekti. “Adeta dünya bir ateş hattında. Barut kokuları geliyor, nükleer silah kullanma tehditleri var. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinden söz edilmesi hepimizi tedirgin ediyor,” ifadelerini kullandı.
Şahin, dünya liderlerine sağduyu çağrısı yaparak, “Barış, müzakere ve diplomasi öncelikli olmalı. İnsanlar huzur ve güven içinde yaşamak istiyor. Savaştan, ölümlerden ve barut kokusundan bıktılar,” dedi. Üçüncü Dünya Savaşı’nın düşünülmesinin ve telaffuz edilmesinin bile tehlikeli olduğunu belirten Şahin, “Barışa ve huzura her zamankinden fazla ihtiyaç var,” şeklinde konuştu.
