Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kastamonu İl Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, hem iç hem de dış politikada Türkiye’yi yönetenlere büyük sorumluluklar düştüğünü ifade etti. Bölgedeki gelişmelerin doğru analiz edilmesi gerektiğini belirten Arıkan, saldırgan ile savunan tarafın aynı şekilde değerlendirilmesinin doğru olmadığını söyledi.
Arıkan, bölgede yaşanan gerilimde saldırıyı gerçekleştiren ve saldırıya maruz kalan tarafın net biçimde ayrılması gerektiğini belirterek, ABD’nin müzakerelerin sürdüğü bir dönemde hukuksuz saldırılar gerçekleştirdiğini savundu.
Gündemde yer alan ve İran’dan ateşlendiği iddia edilen, Türk hava sahasına yöneldiği belirtilen füze iddialarına da değinen Arıkan, bu olayın Türkiye’yi savaşın içine çekmeye yönelik bir senaryonun parçası olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin bu tür bir denklemin parçası olmaması gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Türkiye’yi komşumuz İran ile sıcak çatışmaya sürüklemek isteyenlerin kim olduğunu biliyoruz. ABD ve İsrail’in sahte müttefik birlikleri bu oyunun içinde” dedi.
Türkiye’nin İran’a yönelik bir savaşın parçası haline getirilmesi durumunda bunun ağır sonuçlar doğuracağını dile getiren Arıkan, hükümeti sağduyulu davranmaya çağırdı. Böyle bir adımın büyük bir sorumluluk doğuracağını belirten Arıkan, bunun vebalinin ödenemeyeceğini söyledi.
Konuşmasında Avrupa Birliği’nin göç politikalarını da eleştiren Arıkan, Avrupa’nın önceliğinin insan hayatı değil, göç dalgalarının kendi topraklarına ulaşmasını engellemek olduğunu savundu. Avrupa’nın Türkiye’yi göç konusunda bir “aparat” olarak kullanmak istediğini ileri süren Arıkan, daha önce Suriye krizinde de Türkiye’nin benzer bir yük üstlendiğini ifade etti.
ABD ve Batı’nın bölgedeki müdahaleleri nedeniyle Irak ve Suriye’den yaklaşık 20 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığını belirten Arıkan, Avrupa’nın gerçekten göç dalgalarını önlemek istiyorsa bölgede savaş politikalarına destek vermemesi gerektiğini söyledi.

