WhatsApp Hattı:
Frekans Bilgileri: TÜRKSAT 4A Frekans:12265 Polarizasyon:Vertical(Dikey) Sembol Rate 27500 FEC: 5/6
SON DAKİKA

40 YILLIK SİYASİ ANILAR…

Bu haber 31 Ağustos 2021 - 22:31 'de eklendi ve 3.087 kez görüntülendi.

1982 yılında Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’ndan mezun olup, Karabük’te gazeteciliğe başladığımızda ülkemizde 12 Eylül 1980 darbesinin şoku henüz atlatılmış, ülkemiz demokrasiye geçme aşamasına girmişti. Nitekim, 6 Kasım 1983 yılında darbe sonrası ilk Genel seçimler yapılmış, rahmetli Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi yüzde 45 dolayında oy alarak 400 milletvekilliğinin 211’ini kazanarak tek başına iktidar olmuştu.

ANAP’ın etkin olduğu yıllar, rahmetli Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993 tarihinde vefatına kadar etkili biçimde sürdü. Ülkemizde siyasi partiler genelde lider ağırlıklı kurulduğu için, ardından gelen liderler aynı gücü gösterememekte ve kurdukları partiler de Türk siyasi tarihindeki yerini almaktadır. Rahmetli Adnan Menderes’in Demokrat Partisi, rahmetli Süleyman Demirel’in Adalet Partisi, rahmetli Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi, Rahmetli Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi ve benzerleri hep lider partileri olarak tarihteki yerlerini almıştır.

Liderlerin ülkeye hizmetleri gibi illerde de önemli izleri vardır. Bir iki örnek vermek gerekirse, 1986 ara seçimlerinde Özal’ın en güçlü olduğu dönemde, aralarında büyük ilçe olarak Karabük’ün de olduğu Zonguldak 2. Bölge seçimlerinde Anavatan Partisi Şadi Pehlivanoğlu’nu aday göstermiş, Demirel’in Partisi Doğru Yol Partisi ise henüz yeni yeni toparlanmaya başladığı yıllarda Köksal Toptan’ı aday yapmıştı. Turgut Özal’ın kesin gözüyle baktığı seçim kaybedilmiş, Süleyman Demirel’in adayı Köksal Toptan ara seçimi kazanmıştı. Bu seçimlerin sonucunun faturası Karabük için çok ağır oldu. 1980’lı yılların sonu o zaman ilçe olan Karabük için çok zor geçti. 1989 yılında 137 gün süren Karabük Demir Çelik Fabrikaları’ndaki grev yaşandı. Bu grev, Cumhuriyet kenti Karabük’ün adeta belini büktü. Büyük yara aldırdı. 1990’lı yıllar da Karabük için çok zor geçti. 1994 yılına gelindiğinde, Karabük Demir Çelik fabrikalarının ya kapatılması, ya da özelleştirilmesi gündeme geldi. Karabük halkı, 8 Kasım 1994 tarihinde “hayatı durdurma eylemi” ile sesini, Türkiye’ye ve Dünyaya duyurdu. O yıllarda, Karabük’te bir heyecan, bir ruh, birlik ve beraberlik vardı. Karabük insanı, iş-aş kapısı olan Demir Çelik fabrikalarına sahip çıktı. 1 Ocak 1995 tarihinde, Karabük Demir Çelik Fabrikaları Prof. Dr. Tansu Çiller’in Başbakan olduğu, DYP-SHP hükümeti döneminde Kardemir çalışanlarına ve yöre halkına 1 TL sembolik bir rakam ile devir edildi. Kardemir adı ile yeni bir şirket kurularak, Dünyada ilk defa denenen bir model uygulamaya konuldu.

6 Haziran 1995 tarihinde, yine dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Karabük’ü Türkiye’nin 78. İli ilan etti. Zonguldak’ın karayolu ile ulaşılması çok zor olan, ancak tren yolu ulaşımı bulunan Karabük ilçesi artık il olmuş, kendine gelmişti. Yukarıda da belirttiğim gibi, o yıllarda Karabük’te cemiyet hayatında bir heyecan, bir ruh ve birlik beraberlik vardı.

1990’lı yılların sonları Karabük için çok zor geçti. Asya krizi, Rusya krizi ve ülkemizde üst üste gelen krizler derken Kardemir iyice dar boğaza girmiş, “hurdası ne kadar eder” diye konuşulmaya başlanmıştı. Dönemin Başbakanları rahmetli Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit dönemlerinde de büyük krizler yaşayan Kardemir’in kurtarılması için çok ciddi mücadeleler verildi. O mücadelenin her aşamasını da BRTV olarak yakından takip etmiştik.

3 Kasım 2002 Genel seçimleri ülkemizde büyük bir değişime neden oldu. ANAP, DYP, MHP ve seçime giren birçok siyasi parti barajın altında kalırken, yeni kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi yüzde 35 dolayında oy alarak birinci, CHP ise yüzde 20 dolayında oy alarak ikinci parti olarak yeni dönemin TBMM’de milletvekilleri olan iki siyasi partisi oldu.

Karabük, yeni dönemdeki tercihini Türk siyasi hayatına büyük bir iddia gire giren ve yeni kurulan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti’den yana kullandı. 3 Kasım 2002 Genel seçimlerinde Karabük’ün 3 milletvekilliğini de AK Parti kazandı. Mehmet Ceylan, Hasan Bilir ve Ali Öğüten yeni dönemin ilk milletvekilleri oldular. 2004 yılında yapılan Belediye Başkanlığı seçimlerini de, AK Parti çok rahat ve ciddi bir oy farkı ile kazandı. Hüseyin Erer Karabük Belediye Başkanı oldu. 2009 yılına gelindiğinde, tıpkı yukarıdaki örnekte rahmetli Özal’ın en güçlü döneminde 1986 ara Genel seçimlerinde gösterdiği adayın seçimi kaybetmesi gibi, yerel seçimlerde de Karabük’te AK Parti seçimi kaybetti. MHP’nin adayı Rafet Vergili yüzde 1’den daha küçük bir oy farkı ile seçimleri kazanmayı başardı. Bu sonuç, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı şok etti ve çok üzdü. 2009 yerel seçimlerinden kısa bir süre sonra, Rize’nin Güneysu ilçesinde misafiri olduğumuz dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Karabük’te yerel seçimlerin neden kaybedildiğini ve kendi hükümetleri döneminde Kardemir’in kurtarılması, duble yollar, Karabük’ün doğalgaza kavuşturulması, Karabük’e üniversite kurulması gibi önemli hizmetlerini hatırlatan bir bilgi notunu takdim ettim. Ve, 1986 yılında rahmetli Özal’ın seçimi kaybettikten sonra, Karabük’e olan kızgınlığını, siyasi tabir ile Karabük’ü gözden çıkardığını da düşünerek “Sayın Başbakanım, Karabüklüler sizi seviyorlar. Karabük’teki yerel seçimin kaybedilmesinin nedeni, AK Parti adayının hataları ve MHP adayının seçim süreci boyunca çok çalışması, halka inmesi ve Karabüklülerin güvenini kazanmasıdır. MHP adayının aldığı oyların önemli bir bölümü aslında AK Parti tabanının oyudur. Bir genel seçim olsa, yine size gelecek oylardır” şeklinde bir diyalogumuz oldu.

Aynı tarihlerde, Güneysu ilçesinden Sayın Erdoğan’ın evinin yanındaki Öğretmen Evi’nin bahçesinden yaptığımız canlı yayında da, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdogan bizim bir sorumuz üzerine uzun uzun Karabük’ten söz etti. Kendilerine takdim ettiğimiz, bilgi notundaki dönemlerinde Karabük’e yapılan hizmetleri tek tek anlattı.

Aradan geçen yıllar içinde, şu an Cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan eskisi gibi sık sık gelmese de, en azından rahmetli Özal gibi, Karabük’ü gözden çıkarmadı. Ancak, yine de bir gönül kırıklığı oldu. 2003-2009 arasında Karabük hizmetlerden “aslan payı” alırken, daha sonraki yıllarda rutin paya döndü. Hele hele son, aylarda Karabük “Ne haliniz varsa görün” babından tamamen sahipsiz bırakıldı. Bu konu ile ilgili, görüşlerimizi de ilerleyen günlerde yazarız.

 

Mehmet Çetinkaya
Mehmet Çetinkayamehmet@brtv.com.tr
Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu mezunudur. Gazeteciliğe Karabük'te Batı Karadeniz Ekspres Gazetesi'nde başlamıştır. 29 Mart 1996 tarihinde BRTV ile televizyon ve radyo yayıncılığına sektörüne girdi. 18 yıla yakın karasal yayıncılığın ardından; BRTV yayınları günümüzde milli uydumuz Türksat'ın kapsama alanındaki 70 dolayında ülkeden izlenmektedir. BRTV bölgemizin Dünya ya açılan penceresi olarak bilinirken, Mehmet Çetinkaya'da çeyrek asırdan bu yana Dünyayı gezmekte ve gittiği ülkeler ile ilgili yayınladığı gezi notları ile tanınmaktadır. Evli ve 2 çocuk babasıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.